Güzel sözler güzel mesajlar sevgi sözleri aşk şiirleri güzelsözler hazır mesajlar anlamlı sözler yemek tarifleri sevgi mesajları ramazan sözleri Guzel-Sozler.Gen.TR

Doğanın Dengesi

Filed Under (Komik Sözler) by editor2 on 07-09-2009

Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel’i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar… Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;
-Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış;
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan’ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan’ı taniyruuum, ne de yengesuni..

Komutan!

Filed Under (Komik Sözler, Liseli kizlar) by editor2 on 07-09-2009

Komutan alaya bir yazı asmıştı
-alkol ve sigara öldürür
ertesi gün alayın içinde dolaşan komutan kendi yazısının altındaki yazıyı gördü
-asker ölümden korkmaz

Bey & Bayan

Filed Under (Komik Sözler) by editor2 on 07-09-2009

bey sen çok değiştin.dedi kadın kocasına
adam
neden
karısı
-eskiden ilk evlendiğimizde yemekleri bana yedirirdin şimdi hepsini sen yiyorsun
adam
karıcım sende zamanla yemek yapmayı öğrendin

Temel ve Ucurum

Filed Under (Komik Sözler) by editor2 on 07-09-2009

Bir gün Temel ve arkadaşı Dursun birlikte sinemada film seyrediyorlarmış. Filmin en heyecanlı sahnesinde bir at, üzerinde adam olduğu halde hızla uçuruma doğru gidiyormuş.

Tam bu sırada Dursun:
- Temel bence uçurumdan aşağıya uçacaklar,
demiş.

Temel de:
- Pence düşmeyecekler,
demiş.

?ki arkadaş iddiaya girmişler. Sonuçta uçurumdan aşağıya uçmuşlar ve Dursun iddiayı kazanmış.

Dursun:
- Temel pen hile yaptum, pen bu filmi daha önceden seyrettum, demiş.

Temel hemen atlamış:
- Haçen pende seyrettum da bu salağun aynu hatayu yapacağunu zannetmiydum…

Baris Akarsu

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 07-09-2009

9 Haziran 1979 da Zonguldak’ta dünyaya gelir. Annesi Hatice Hanım ve Babası Selahattin Bey’dir.

İlk, orta, lise eğitimini küçük yaşlarda yerleştikleri Amasra’da tamamlar. Lisedeyken yelken sporuna gönül verir ve bu sporu Amasra Yelken Klübü’nde profesyonel olarak yapmaya karar verir.

Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlar. İlkokuldayken elinde blok flüt sokakta dolaştığını söyler. Ama esas müzikle tanışması Amasra’ya gelen müzisyenlerden etkilenerek çalmayı öğrendiği klavye gitar ve mızıkası iledir. Evlerinde Ruhi Su, Cem Karaca sürekli dinlenen sanatçılardır. Barış Akarsu, o dönemlerde dinlemeye başladığı 70′lerin 80′lerin rock, hard rock ve heavy metal grup ve sanatçılarını hala dinlemeye devam eder.

Antalya’da animatörlük ve müzisyenlikten sonra Karadeniz Ereğlisi’ne gelerek burada 4 yıl boyunca çesitli barlarda, yerel televizyon ve radyolarda programlar yapar. Bu dönemde televizyonda gördüğü Akademi Türkiye yarışmasının tanıtım reklamları dikkatini çeker ve bu yarışmaya katılır.

2004 Temmuzda Akademi Türkiye Yarışmasını 1. olarak tamamlar. Yarışmadan sonra uzun süredir gelmeyi ve yaşamayı düşündüğü İstanbul’a yerleşir ve müzik çalışmalarına burada devam eder. Akademi Türkiye Yarışmasından hemen sonra yurdun dört bir yanında sayısı 100′ü geçen çesitli konserler verir.

14 Ocak 2005′te Seyhan Müzik’ten Sedar Öztop’un prodüktörlüğü ile yaptığı ilk albümü Islak Islak’ı piyasaya çıkarır. Bu albümden aynı yıl içerisinde Islak Islak, Kimdir O ve Amasra parçalarına klip çeker ve bunlar televizyonlarda müzik kanallarında yayınlanır

Sezen Aksu!

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 07-09-2009

“Türk şarkıcı, şarkı sözü yazarı, besteci (Izmir-1954 ). Özellikle 1980′li yıllarda Türk Pop Müzigi’ne yeni bir soluk getirdi. Güçlü sesi, değişik yorumu ve duygu yüklü şarkı sözleriyle geniş yankı uyandırdı…” (Dictionnaire Larousse – Aksu, Sezen)

“Hafif müzik sanatçısı, oyuncu, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde okudu. İlk kez 1975 yılında televizyon programına çıktı. Birkaç kez altın plak aldı. “Minik Serçe” adlı bir film çevirdi.” (İl İl Büyük Türkiye Ansiklopedisi – İzmir, Aksu, Sezen)

“Türk Şarkıcı (Izmir, 1954). Ziraat öğretimini yarıda bırakarak kendini müziğe verdi. 1970′lerin ortalarında “Yaşanmamış Yıllar” adlı parçasıyla birden ünlendi. Bazıları kendinin olmak üzere hep yerli besteleri seslendirdi. Kendine özgü bir üslup edindi. “Minik Serçe” (1979) filmiyle sinemayı da denedi. Oyun gücünü kanıtladıği “Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra” (1979) adlı müzikaldeki “Sen Ağlama”, “Geri Dön”, “Dağlar Dağlar” gibi şarkıları listelerde baş sıraları aldı.” (Büyük Larousse – Gelişim Yayınları – Aksu, Sezen)

Sezen Aksu – o zamanki soyadı ile “Yıldırım” – 13 Temmuz 1954 yılında Denizli’nin Sarayköy’ünde doğdu. Anne ve babası öğretmendi. Üç yaşında İzmir’e taşındılar. Büyüme çağında sanatın bütün dallarına ilgi duyan Sezen, resim, tiyatro, dans dersleri alırken, yüksek öğrenim için Ziraat Fakültesi’ni seçti. Aynı yıllarda İzmir Radyosu sanatçılarının dersler verdiği İzmir Sanatçılar Derneği’ne girdi ve dört yıl aralıksız, iki yıl aralıklı, altı yıl süreyle Türk Sanat Müziği eğitimi aldı.

1975 yılından beri Türk Pop Müziği alanında çalışan Sezen Aksu, üç yüzden fazla söz ve besteye imza attı.

“Aşkın sesi” olarak tanıdığımız Sezen Aksu, arasıra evlenerek aşkın sınırlarını da zorlamayı denemekte. Şu anda bekâr ve bir oğlu var.” (”Düğün ve Cenaze”den)

Sezen Aksu’nun hayatının en acı olayları iki önemli dostunu kaybetmesiyle yaşadığı olaylardır. Uzay Hepari ve Onno Tunç. Bu eşsiz iki muzik dehasının hayata veda etmesi Sezen Aksu’yu cok derinden yaralamıştır.

“Sezen Aksu, Egeli bir şarkıcı. İnsanoğlunun ruhunu tek parça olarak korumasında en büyük desteği gördüğü müzik, 2500 yıl kadar önce ilk kez Ege Bölgesi’nde sistemleşmiş. Sezen Aksu’nun sesi ve yorumculuğu için söylenebilecek en özlü şeylerden biri, onun şarkılarıyla bizlere ulaştırdığı ana duygunun içinde bir başka önemli duygunun da yer almasıdır.
Anadolu’nun tarih duygusu, Anadolu’nun 10.000 yıllık sesi, sevginin ve acıların en yüce ve güçlü terennümlerine sahip bir yeryüzü parçasının duygu hazinesi, Iyonyali Sezen’in sesiyle günümüz insanına çığlık çığlığa ulaşmakta. Ancak bu boyut, Sezen Aksu’nun çığlığında birdenbire farkedilmez. Aşkın dahi bir tüketim konusu yapılarak çarçabuk tüketildiği dünyamızda, Sezen’in sesinin derinliği içinde biraz gezinmemiz, onun ati olduğu toprakların tarihsel gelişiminin belirledigi duygularına değmemiz gerekebilir…” (Düğün ve Cenaze’den)

Sıfatları: “Türk Pop Müziği’nin Kraliçesi”, “Minik Serçe”, “Şair Ruh”, “Filozof Aşık”, “Tutsak Seyyah”, “Muzip Cadı”, “Mistik Asi”, “Levanten Firuze”…

Serveti: Sayısı dörtyüze yaklaşan şarkı: “Geri Dön”, “Git”, “Belâlım”, “Kavaklar”, “Alâturka”, “Erkekler”, “Firuze”, “Gülümse”, “Adı Bende Saklı”, “Zalim”, “Tutuklu”, “Kusura Bakma”, “Sarışınım”, “Rakkas”, “Masum Değiliz”, “Minik Serçe”, “Sen Ağlama”, “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam”…

Toplam tirajı 22 milyona yaklaşan albümleri: “Allahaısmarladık”, “Minik Serçe”, “Sevgilerimle”, “Ağlamak Güzeldir”, “Firuze”, “Sen Ağlama”, “Git”, “Sezen Aksu Söylüyor”, “Sezen Aksu ‘88″, “Gülümse”, “Deli Kızın Türküsü”, “Işik Dogudan Yükselir(Ex Oriente Lux)”, “Düş Bahçeleri”, “Düğün Ve Cenaze”, “Adı Bende Saklı”, “Sarı Odalar”, “Deliveren”,
“Şarkı Söylemek Lazım”, “Yaz Bitmeden”, “Bahane”.

Anektod-Sagopa Kajmer

Filed Under (Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri) by editor2 on 07-09-2009

VERSE1

Sürç-i lisan eylediysem affola...
Kulaklarimda gaf dola,şamar yüzümde iz kala...
Ve bir çuval da incir yerle bir de olsa,köle bu ruha af ara.
Suçlu yok zamanda,bükük boynuma giotin olma...
Dilekçeler kelepçe yediler,kanlı macun mecnunun damaklarında...
Kestim şah damarımı padişahın huzrunda.
Dalıp giden bu şairin gelir-geçerleriyle melodi oldu söz sana...
Patakla ruhumun karamsar çocuklarını..
Al elinden şekerli elmalarını..
Felek çarkı döndü midem altüst oldu..
Ben nakit bir sevgiyim,karşılıksız hediyeyim,susuz bir bedeviyim..
Ve SaGoPa K ;rapte iç karartan ilk buluş,karanlık zirvelerden gün doğuş..
En zor anda bir devadır hoş sesin,kendinle utanmadan konuş!...
Konar göçer bir kuş gökkuşaklarında beşuş...

VERSE2

Ferasetim verasetin,şahadetin şedit cesaretim,ve bazı bazı hasretim kendi kendime...
Hakikatim,ben tam isabetim,hedeflerime kenetim...
Hocalarımın gözüne yansısın faziletim...
Yüzün yüzüme baka baka kızarır,düzün tersine karışır...
Ayağını denk al ortam marazlı..
Kollarında extra panik taşı !...
Hayata anlamsız gözlerle bakma şaşı!...
Yüz pisikopattan birinin açık kaşı...
Çocukken çizdiğim resimlerde iki kuşa selam eden güneş vardı...
Okyanusda bir Yunus boğuldu,gemiler sarsıldı ve sonra battı.
Ruh halime egoist psikolojilerinizi aşılamaktasınız neden?
Aslında ilk çağdan çok blu çağı beni ilgilendirendi...
3 sene lisede rehine dönemi geçirdim..
İlk sigarayla merabalaşmamda kendimi kabile reisi sanmıştım.
Arkadaşım bir canavarmış...malesef çok geç anladım.
Çakmak onun ellerindeydi..

Sagopa Kajmer- Ahenk

Filed Under (Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri) by editor2 on 07-09-2009

Vektörüm zehirli meyile yatkın
dibini gördü kuyunun aklım
içine düşmemek gerekli sizce var mı yok
cümlelerde küfre ihtiyaç delaletim bu konuya
yazdığım ki yor damar mı
kaç tazıyla uğlaşır ki insan evrimi şu cinnetiyle başkalaştı
niyeti kanla boğdu cenk(savaş)
olmadı rapinde istenen bi şarkı kaçtı gözlerinde soldu renk
bak bu kurşunuyla dahil oldu memlekette
insanın beline kanun
diğer adıyla kâbus
yataklık etmemekle haklı kıldı kenidini
bu fikrim içine düştü sohbetin deminde
yazdırırdı işte böyle millet hakimim bu konuya hasretim ki
kalemi öptü tek elim
keliemelerle oynar bendeniz
fes bu rapte dillenir rejim ki muhalefetle saldırırdı sözlerim 

Ömrü hicveden bu ahenk sürekli vahim
armonik sürerse hakkım keyifli zihin
gençliğim hayatta balçık dibinde rehin
daime yön verdim yönüme daim 

Ömrü hicveden bu ahnek sürekli vahim
kalburustu şarkılar yazın hatırlar beyin
manevi gönülde sancı hısımda perçin
daime yön verdim yönüme daim 

verse 2(leadri) 

Hayat bi şanstı
unut bu faslı umut yalancı
ne elde kaldı verecek hatta kalpte hiç birşey yok
bitir bu savaşı bişey mi kaldı
ne isteyen bilir ne istenen canıma kim kiracı
inan ve yahut tünker etki günde kaldı geleceğim
akılda tek bi mesele varmış gidince göreceğim
diyeceğim de birşey olursa(yaz)
unutma yaz bi kenara 2 elimde kanda olsa ben cevabı vereceğim
uzadı bak zamanla dilimin en küçükce kelimesi
paragraf oldu bugün hayata evet ta kendisi
mesaisi var artık aklın unutma ceremesi
çekilmemiş bir aşkın hatrı yıl değil gün ertesi
yüzünün görememekti gözümün en hakiki korkusu
içimde cennetten bir bahçe yakıldı doğrusu
satır sonu gözüktü(bak)
üzüldü dizelerim
devam da etmek istesem de nokta koydu ellerim 

Kalbim yolcu bekle yolumu avuttum umudumu gözlerimi kurutttum
sorduğum soruların yanıtı neydi inan bana ben de unuttum 

Kalbim yolcu bekle yolumu avuttum umudumu gözlerimi kurutttum
sorduğum soruların yanıtı neydi inan bana ben de unuttuM

150 Kere Evlenme Teklifi !!

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 07-09-2009

Şarkıcı Banu Zorlu, CNNTURK`te Reha Muhtar`ın `Çok Farklı` programına konuk oldu. Güçlü erkek tanımı ile ilgili düşüncelerini aktaran Zorlu, bir röportajında 150 erkekten evlenme teklifi aldığıyla ilgili soruya “Herhalde bende evlilik tipi var galiba. Özel ilişkilerde diyaloğa giremem.Beğeniyorsam da geri çekerim. Hep o niyetlerle yaklaşılmıştır. Saymadım kaç kişi diye ama bayağı bir evlenme teklifi aldım” diye konuştu. Muhtar`ın “150 kadar olmadı mı?” sorusuna Zorlu, “150 yoktur” dedi.

Kalbime gömerim

Filed Under (Sevgi Şiirleri, Sevgi Sözleri, Sevgiliye mesajlar, Sevgiliye sözler) by editor2 on 07-09-2009

Seviyorum sevmenin acı verdiğini Her sevenin sevilmediği bile bile … Ama yine de bir umut taşıyorum .Belki seven sevilir diye.

Herzaman gül, hayata gülücük şaç, gülmeyi benimse, Çünkü senin bir gülüşün için, Koca dünyada yaşayan biri mutlaka biri vardır.

Güneşin doğduğu yerde parlayan bir ışık görürsen.Bilki senin için yanan kalbimdir.

Bazen sana gayesiz, raslantısal bakardım… Sense kaçırırdın gözlerini benden. Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm.
Gözlerin olmadan da kalbini göreceğimden habersizdin. Ve hatta sana bakmadan seni hissettiğimi bilmezdin

Titrer durur ellerim yanında. Vücudum ürpermeyle dolar. Üşüyorum ben yanında. Çünkü varlığın içime serinlik veriyor

İçim o kadar senle doldu ki… İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum

Öyle güzeldin ki! Ama bir gün anladım yüzündeki güzelliğin ruhundan geldiğini. Öyle güzeldin ki! Anladım seni güzel gören benim gözlerimdi.
Sevgimin güzelliğiydi seni güzelleştiren.

Eğilip gözlerime baktı: seni seyredebilirmiyim dedi usulcacık. Sandım eylemlerin, insanların gözlerimde ve yüzümde oynaşmasını Seyredecek.
“Evet” dedim belli belirsiz. Yumdu gözlerini. şaşırdım. Sonra anladım ki kalbinde seyrediyordu beni.Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan, Mavi denize dalardım geriye bakmadan .Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni .Taa ki beni sende bulana kadar.

Ay yıldıza mutluluk fısıldarken.Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken.Ben sana bir parça mutluluk yolluyorum.içindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye

Hani gözler varya sözleri anlatır, Hani sözler varya gözleri aglatır, Hani anlar varya değeri geç anlaşılır,Bir de aşk varya seni bana anlatır..

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: O da geçip giden zaman…

Seni düşünür , seni özlerim , Sevgilerin özlemlerin derinliğinde .Ne olur kır şeytanın bacağını birkez beni hatırla , Bir sonbahar serinliğinde..

Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın.Şimdi güneşin doğmasını bekle.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki, Nefes almak değilmiş, yaşamak. Ateşlerde yanmak gibi bir şey, Seni severken,sensiz olmak…

Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın.
göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle.

Aynaya bakınca kendimi değil kocaman bir yürek .Ve o yürekte ondan da büyük bir sen gördüm.

Yağmur vuruyorsa pencerene,Anla ki o zaman ben ağlıyorum. Yağmur pencerene vururken ,Benim gözyaşlarım da kalbime vuruyor; Tıpkı yağmur gibi..

Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara .Senin gözlerinde ışlıdayan bir çift yıldızı gönderirdim.

Ya durgun olmalı deniz ; ya durmalı ya da kudurmalı, Sonuna kadar saplanamayacksa hançer kınıda durmalı , Seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı.

Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.

Sen dünyaya sürgün bir meleksin .Ve ben seni o kadar çok seveceğimki .Bir daha cennetine dönemeyeceksin

Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar , Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.

Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen , Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen , Sevenlerin mumudur sevgi , Eriyip de hiç bitmeyen.

Eğer birgün sevmek istersen önce kendini sev,Daha sonrada istersen beni,Ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin, Çünkü ben seni öyle sevdim.

Bir gün gelip soracaksın beni mi daha çok seviyorsun yoksa Tanrı’yı mı diye…Ben hiç düşünmeden Tanrıyı diyeceğim ve sen küsüp gideceksin.
Ama nereden bileceksin içimdeki Tanrının sen olduğunu…

Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi…Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, Belki seversin diye…

Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,Bilki o seni benden daha çok seviyor…

Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.

Yaşamak gecenin tüm karanlığına rağmen, Buğulu bir cama güneşi çizebilmektir.YAŞAMAK DİRENMEKTİR !

Ağlamak istiyorsanız asla yapmayın.Çünkü, bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için,Yaşayan birileri mutlaka vardır.

Eğer bir gün aşkın ölürse onu doğduğu yere göm kalbine !!

Guzel bir siir

Filed Under (Sihirli Sözler) by editor2 on 07-09-2009

Ta ki haykırana kadar
Kırgınlıklarla dolu yüreğim
Yalnızlıklarını
Hiç adresine ulaşamamıştı
Sihirli sözlerim…

Konuştuklarım anlamsızlaştıkça
Olgunlaştı bakışlarım.
Ve yeni bir söz olup
Yüreğime gömüldü
Nedensiz haykırışlarım.

Gece henüz bakireydi
Şiir yazmayı öğrendiğimde…

Şarkıları fısıldıyorum
Ezberime hiç girmeyecek
Hiç gözlerine bakarak söylenmeyecek…

Yasak ezgilere boğuyordum hüzünlerimi…
Sigaramın parmak uçlarımda sarı
Gözlerimde beyaz dumanına boğuyordum
Sensiz ilerlemeyen zamanı…

Tribünlere oynuyordum boş sokaklarda
Hiç becerememişken topa vurmayı
Kâh Rüştü
Kâh Hakan Şükür diye
İnliyordu tezahürattan sokaklar…

Biliyordum
En çok ıssız sokaklara yakışırdı
Her ne kadar
Sızdığı her pencereden
Karşılığında
Soyuna sopuna küfür yetişsede
Yankılar…

Paylaştıkça azalırmıştı acılar
Oysa yüreğimden her parça verişimde
Büyüyordu benim içimdeki yangınlar…

Orta okul anılarımda bir şair
Kaldırımlarda kaldırımlar diyordu
Oysa ben bu kaldırımsız kasabada
Geçmişimden kaldıramadıklarımla kol kola
Geziniyordum
Hem gecenin
Hem yolların ortasında…

Sarılıp ağlayacak kimseler bulamazken
Yüzümü okşuyordu
Fısıldıyordu sızı sızı kulaklarıma ayaz…

Ne ruhuma ne bu kasabaya sığmıyordu
Anlatılası yalanlarım üstelik…
Sırdaş aramıyor
Sır tutamıyordum…

Anlayacağın
Gece avuçlarıma terk etmişken
Bu kalabalıkta küçük
Tek başınayken koskocaman kasabayı
Ben kendi bedenime sığmıyordum…

Anlatmak isteyip
Anlatamıyordum seni
Kimsesizlere…

Aydınlanıyordu sokaklar.
Aydınlanıyordu gece gözüme görünmeyen kaldırımlar
Beni güneş tutuyordu
Aydınlık batıyordu
Karanlık mazime….

Kaçıp gizliyordum kendimi
Metrekareye vurulmayacak kadar küçük
Dünyalara değişilmeyecek kadar büyük
Belki senin hiç bilmediğin
Görmediğin mahremime…

Duvarlarım çıkıyordu karşıma
Aşamıyordum kendimi…

Birgün hastalandı içimdeki deli.
Sokaklar çağırdı da çağırdı beni
Ama ben çıkamadım mahremimden
Geçemedim gecenin üzerinden…
Tam delirecekken
Vazgeçecekken bu soytarı düzenden
Kalemim geçti elime
Tozunu silip
Yeniden yerleştirdim dilime.

Gece henüz bakireydi
Şiir yazmayı öğrendiğimde,
Yani henüz saplamamıştım kalemi
Koynumda uyuyan geceye…

Sonra adresine ulaşmaya başladı
Sihirli sözlerim…
Ve sessizce ağlamayı öğrendi gözlerim.
Çünkü artık hiçbir acıda haykıramayacak kadar
Acımıştı bedenim…

Kelebekler ucmus!

Filed Under (Şiirler) by editor2 on 07-09-2009

geçenlerde
şen şakrak bir akşamüstü
bir eskiyle rastlaştık
dost meclisinde ayaküstü
sözde tanışmış gençliğimiz
bir şeyler ,
paylaşırken birlikteliğimiz
deli, depdeli
uçarı kelebekler uçuşmuş
uyuyamadığımız uykularda
hüznüme hüznü değmiş

ağırlanmışız
uğurlanmışız,
sözleri ipek yolu
çöl gülüymüşüz
vaha suyuymuşuz,
yüreği dağlarda
tutkuymuşuz
bütün çiçekleri sen
bütün yıldızları ben
bir çentikmişiz düne sözde
topuk sesiymişiz,
üzeri kalın perde

zaman kazanmaktı
ah…vah demem
bir türlü tanıyamadım
tanır gibi yapsa da gülümsemem
eski bir anıdan,
çıkıp gelmiş
evsiz,barksız,
bir kaç saatini yaşamışmışız ömrün
sonbaharsız
veya genç yaşların,
bir kaç gününü
hadi canım
insan hatırlamaz mı dününü…

üstelik birlikte kutlamışız
yirmiüçüncü yaş gününü
sazıyla ,sözüyle
çekirdek çıtlatmışız
bir eylül ayında
salacak sahili dolunayında
eli elimde
elim belinde
öyle ya da böyle
birkaç kadeh şarap eşliğinde
soluğu yanağımda,
saçım okşanmışmış dizlerinde

bilmez miyim dedi
görmezim,duymazım,
parmak parmak üstünde
unutulur mu hiç
ne güzel günlerdi
size sen diyen…
adı dilimin ucunda,
yüzü gözümün önünde
hem fısıltı
hem çığlık
gökkuşağından damlardı sesi,
dilimin üzerinde iken nefesi

kim ölmüş ki yalandan
benimki de densizlik
akıl mı bıraktı sensizlik….

Burgaz.2008

Demir Mutlugil


 Borsa