Güzel sözler güzel mesajlar sevgi sözleri aşk şiirleri güzelsözler hazır mesajlar anlamlı sözler yemek tarifleri sevgi mesajları ramazan sözleri Guzel-Sozler.Gen.TR

Özur Mesajlari (Beni Affet)

Filed Under (Özür Mesajları) by editor2 on 09-09-2009

OZUR DILERIM SENI ARAMADIGIM ICIN. OZUR DILERIM SENSIZ GITMEK ZORUNDA KALDIGIM ICIN… OZUR DILERIM SENI ORDA BEKLETTIGIM ICIN… YAPTIGIM HER YANLIS ICIN OZUR DILERIM

GECMISTE YASADIGIMIZ TUM KIRGINLIKLAR ICIN OZUR DILIYORUM SENDEN?

BILIRSIN BIR KARINCAYI BILE INCITMEM… SENI DE INCITMEK ISTEMEDIM, INAN KI ISTEMEDEN OLDU. COOOOOK AMA COOOOOK OZUR DILIYORUM SENDEN…

OZUR DILEMENIN BIR ASILLIK OLDUGUNU DUSUNUYOR VE BUGUN BULUSMAYA GELMEDIGIM ICIN OZUR DILIYORUM SENDEN. INAN BANA ELIMDE OLMAYAN NEDENLERDEN DOLAYI GELEMEDIM?

MESAJIM YUREGIMIN EN DERIN KOSESINDEN GELIYOR? BU NEDENLE SAKA MI YAPIYOR DIYE DUSUNME SEVDIGIM? KIRGINLIKLAR KALKSIN ISTIYORUM BIRICIGIM. OZURLERIMI KABUL ET!

SOZLERINDEN BELLI, KIRMISIM SENI BILMEDEN… BIR OPUCUK VERSEM, SARILSAM, OZUR DILESEM AFFEDER MISIN BENI?

SADECE OZUR DILEMEK ISTEMISTIM. YAPAMADIM SACMA GURURUMA YENILDIM AMA SESSIZCE CEKIP GITMENE DE DAYANAMADIM. BENI AFFET OLUR MU? COK UZGUNUM!

BU SMS ILE BIR DE OPUCUK YOLLUYORUM SANA OZURLERIMI KABUL EDIP, BENI AFFETMEN ICIN. O KADAR DEGERLISIN KI BENIM ICIN, SENSIZ BIR HAYAT DUSUNEMIYORUM.

BILIRSIN AFFETMEK GIBI BIR BASKA BUYUKLUK YOKTUR.. BEN DE BIR HATA YAPTIM VE AFFINA SIGINIYORUM.. AFFET LUTFEN BENI…

BILIYORUM BUGUN SENI ISTEMEDEN KIRDIM VE SONRA PISMANLIKLAR DENIZINDE KULAC ATIP DURDUM CARESIZCE… BILIYORUM GOZLERINDEN OKUDUM KIRGINLIGINI. AFFET BENI N.OLUR SEVDIGIM… OZURLERIMI KABUL ET. SENI SEVIYORUM!

YAPTIGIM ONCA HATADAN SONRA SENIN YUZUNE BAKACAK HALIM KALMADI. LUTFEN BU MESAJLA BIRLIKTE GELEN SEVGIMI KABUL ET VE BENI AFFET…

SANIRIM OZUR DILEMEK ICIN COK GEC KALDIM AMA YINE DE SON KEZ SANSIMI DENEMEK ISTIYORUM: OZUR DILERIM!

SENDEN OZUR DILEMEK ICIN BANA BIR FIRSAT DAHA VERMENI ISTESEM NE DERSIN? BULUSMAK VE KONUSMAK ISTEGIMI SOYLESEM BANA BU SANSI TANIR MISIN?

SEY.. NASIL SOYLESEM? KELIME BULAMIYORUM.. COK ZOR BILIYORUM… SOYLEMELIYIM ARTIK… SEY… DINLE BAK. BEN COK UZGUNUM OLANLARA. YANI OZUR DILERIM.

BILIYORUM HATA BENDE… YAPTIGIM AFFEDILECEK BIR SEY DEGIL! AMA YINE DE YALVARIYORUM SANA N.OLUR BENI AFFET…

Hz. Ömer ve Hamza’nın Müslüman Oluşu

Filed Under (Peygamberimizin Hayatı) by editor2 on 09-09-2009

a) Hz. Hamza’nın Müslüman Olması

Hamza, Peygamberimizin amcalarındandır. Süveybe’den O da emdiği için, Rasûlullah (s.a.s.) ile süt kardeştir. Mekke Devri’nin 6′ıncı (616 M.) yılında Müslüman olmuştur.

Peygamberimiz bir gün “Safâ” tepesinde otururken yanından Ebû Cehil geçti. Rasûlullah (s.a.s.)’e çirkin sözlerle hakarette bulundu. Peygamberimiz hiç bir karşılık vermedi.

Hamza o gün ava gitmişti. Dönüşünde, bir câriye, olayı Hamza’ya anlattı. Hamza henüz Müslüman olmamıştı. Yeğenine hakaret edilmesine dayanamadı, silahını çıkarmadan, derhal Kureyşin toplantı yerine gitti. “Kardeşimin oğluna hakaret eden sen misin?” diyerek yayı ile Ebû Cehil’in kafasına vurup yaraladı. Ebû Cehil, “Hamza Müslüman oluverir” korkusu ile ses çıkarmadı. (87) Ebû Cehil’den, Peygamberimize yaptığı hakaretin öcünü alan Hamza, Rasûlullah (s.a.s.)’e giderek O’nu teselli etmek istedi. Rasûlullah (s.a.s.)’in ancak imân etmesi ile memnûn olacağını söylemesi üzerine, şehâdet getirip Müslüman oldu.(88)

Hz. Hamza son derece cesûr, kuvvetli, gözünü budaktan sakınmaz bir kişiydi. Kendisinden üç gün sonra da Ömer Müslüman oldu. Bu ikisinin Müslüman olmalarıyla, Müslümanlar büyük destek buldular.

b) Hz. Ömer’in Müslüman Olması

Hz. Hamza’nın İslâm’ı kabûlü, Müslümanları sevindirmiş fakat müşrikleri telaşlandırmıştı. Kureyş ileri gelenleri “Dârü’n-Nedve” de toplandılar. “Bunlar gittikce çoğalıp kuvvetleniyorlar, çabuk çâresine bakmazsak, ileride önünü alamayacağımız tehlikeler doğar… Buna kesin çâre bulmalayız” dediler. Çeşitli teklifler ortaya atıldı.

Ebû Cehil:
“-Muhammed (s.a.s.)’i öldürmekten başka çıkar yol yok. Bu işi yapana şu kadar deve ve altın verelim,” deyince Ömer ayağa kalktı:
“-Bu işi ancak Hattâb oğlu yapar”? dedi. Ömer alkışlar arasında yola çıktı. Silahlarını kuşanıp giderken yolda Abdullah oğlu Nuaym’e rastladı. Nuaym:
“-Nereye böyle ya Ömer”? diye sordu. Ömer:
“-Araplar arasına ayrılık sokan Muhammed’in vücûdunu ortadan kaldırmağa”… diye cevâp verdi.
“-Ya Ömer, sen çok zor bir işe kalkışmışsın. Müslümanlar Muhammed (s.a.s.)’in etrafında pervane gibi dönüyor, seni O’na yaklaştırmazlar. Yapabildiğini kabûl etsek, Hâşimoğulları seni yaşatmazlar”… dedi. Ömer bu sözlere kızdı.
“-Yoksa sen de mi onlardansın”? diye çıkıştı. Nuaym:
“-Sen benden önce kendi yakınlarına bak. Enişten Saîd ile kız kardeşin Fâtıma Müslüman oldular,” dedi.
Ömer buna hiç ihtimâl vermedi. Fakat içine düşen şüpheyi gidermek için, yolunu değiştirip doğru eniştesi Saîd b. Zeyd’in evine vardı. Bu esnâda içeride Kur’ân-ı Kerîm okunuyordu. Ömer, kapı önünde okunanları işitti.

Kapıyı kırarcasına vurdu.

İçerdekiler Ömer’i görünce telaşlandılar. Ömer’in İslâm’a olan düşmanlığını biliyorlardı. Hemen Kur’ân sahifesini sakladılar ve kapıyı açtılar. Ömer:
-”Nedir o okuduğunuz şey”? diye bağırdı. Eniştesi:
-”Bir şey yok”, diye cevap verdi. Ömer:
-”İşittiklerim doğruymuş” diyerek, hiddetle eniştesinin üzerine atıldı. Araya giren kız kardeşinin, bir tokatla yüzünü kan içinde bıraktı. Canı yanan kızkardeşi Fâtıma:
-”Ya Ömer, Allah’tan kork. Ben ve eşim Müslüman olduk, bundan gurur duyuyoruz ve senden korkmuyoruz. Öldürsen de dinimizden dönmeyiz”… dedi ve şehâdet getirdi. Yüzü kan içindeki kız kardeşinin bu hâli ve sözleri Ömer’i sarstı, kalbinde bir yumuşama başladı, âdeta yaptıklarına pişmandı. Olduğu yere oturdu:
-”Hele şu okuduğunuz şeyi getirin, göreyim”, dedi. Kız kardeşi Kur’ân-ı Kerîm sahifesini O’na verdi. Bu sahife “Tâ Hâ” veya “Hadîd” Sûresinin ilk âyetleriydi. Ömer büyük bir ilgi ile sahifeyi okumaya başladı.
“Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allah’ı tesbîh ederler. Yegâne galip ve hikmet sahibi olan O’dur. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur, hem diriltir, hem öldürür. O her şeye hakkıyla kâdirdir. O her şeyden öncedir. Kendisinden sonra hiç bir şeyin kalmayacağı Son’dur, varlığı aşikârdır, gerçek mâhiyeti insan için gizlidir, O her şeyi bilir”… (el- Hadîd Sûresi, 1-3)

Ömer bu âyetleri okuduktan sonra derin bir düşünceye daldı. Allah Kelâmı’nın yüksek mânâ ve fesâhati onun kalbine işlemişti. “Göklerde ve yerde olan şeyler hepsi Allah’ın, bizim putlarımızın bir şeyi yok…,” diye düşündü. “Beni Rasûlullah (s.a.s.)’in yanına götürün” dedi O esnada Hz. Peygamber (s.a.s.) Safâ semtinde Erkâm’ın evindeydi.

Ömer’in silahlı olarak geldiğini gören Müslümanlar telaşlandılar. Yalnızca, Hz. Hamza:

-İyilik için gelirse ne âlâ, aksi halde geleceği varsa, göreceği de var, telâşa gerek yok… dedi. Sağından ve solundan iki kişi tutarak Rasûlullah (s.a.s.)’in huzuruna götürdüler. Ömer, Hz. Peygamber (s.a.s.)‘in önünde diz çökerek şehâdet getirdi. Orada bulunanlar sevinçlerinden hep birden tekbir getirdiler. Safâ tepesinde yükselen “Allâhü Ekber” sadâsı ile Mekke ufuklarını çınlattılar.(89)

Ömer:
-”Kaç kişiyiz”? diye sordu.
-”Seninle 40 olduk,” dediler. Ömer:
-”O halde ne duruyoruz”? Hemen çıkalım, Harem-i Şerîf’e gidelim, dedi. Bütün Müslümanlar toplu halde Kâbe’ye gittiler.

Kureyş, Dâru’n-Nedve’de sonucu merak içinde beklemekteydi. Müslümanların toplu halde Harem-i Şerîf’e ilerlediğini görünce:
-”İşte Ömer, hepsini önüne katmış getiriyor… ” dediler.

Ömer Kureyşlileri görünce:
-”Beni bilen bilsin, bilmeyen öğrensin, Ben Hattab oğlu Ömer’im. İşte Müslüman oldum…” dedi ve şehâdet getirdi. Kureyşliler şaşkına döndüler. Her biri bir tarafa savuştu.

Müslümanlar ilk defa Harem-i Şerîfte saf olup topluca namaz kıldılar.(90)

Hamza ve Ömer’in Müslüman olmalarıyla, İslâm’ın yayılması hız kazandı. Daha önce 6 yılda sayıları ancak 40 kişiye ulaşabilmişken bir yıl sonra Müslümanların sayısı 300′ü geçmiş, bunlardan 90 kişi Habeşistan’a hicret etmişti.

<!–
google_ad_client = “pub-4231223972180090″;
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
google_ad_format = “336x280_as”;
google_ad_type = “text_image”;
google_color_border = “FFFFFF”;
google_color_bg = “FFFFFF”;
google_color_link = “3D81EE”;
google_color_text = “E1771E”;
google_color_url = “38B63C”;

//–> google_protectAndRun(“ads_core.google_render_ad”, google_handleError, google_render_ad);

5- MÜŞRİKLERİN BOYKOT İLÂNI

a) Müslümanların Muhâsaraya Alınması (616 M.)

Mekke müşrikleri, İslâm nûrunun sönmesi için , ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Alay, hakaret ve işkencenin her çeşidini denediler. Bütün bunlar İslâm’ın yayılmasına, Müslümanların sayılarının günden güne artmasına engel olamıyordu.

Mekke Devri’nin 7′nci yılı (616 M.) Muharrem ayında Kureyş ileri gelenlerinden 40 kişi Ebû Cehil’in başkanlığında toplandılar. Hâşim oğullarıyla alış-veriş yapmamağa, kız alıp-vermemeğe, görüşüp buluşmamağa, ekonomik ve sosyal her türlü ilişkiyi kesmeğe karar verdiler. Bu kararı bir ahidnâme şeklinde yazıp mühürlediler ve bir beze sararak Kâbe’nin içine astılar. Böylece Müslümanları canlarından bezdirip Hz. Peygamberin kendilerine teslim edileceğini umdular. Karara aykırı hiç bir şey yapmayacaklarına dâir yemin ederek karar hükümlerini müsâmahasız uygulamağa başladılar.(91)

Bu karardan sonra, şurada-burada dağınık halde olan bütün Müslümanlar Ebû Tâlib mahallesi’nde Hâşimî’lerle birleştiler. Ebû Leheb, Hâşimî’lerden olduğu halde, müşriklerle beraber oldu ve mahalleden çıktı. Ebû Tâlib, Müslüman olmadığı halde, Müslümanların başına geçti. Hz. Peygamber de üç yıldan beri ikamet etmekte olduğu Erkâm’ın evinden, Ebû Tâlib Mahallesine taşındı. Müslümanlar burada üç yıl (616-619 M.) abluka altında kaldılar.

b) Acıklı Günler

Müslümanlar abluka altında kaldıkları bu üç yıl içinde çok sıkıntı çektiler. Yeteri kadar erzâk temin edemedikleri için, açlıktan ağaç yapraklarını yediler. Bazı küçük çocuklar, gıdasızlıktan öldü. Ebû Cehil gece-gündüz Ebû Tâlib Mahallesi’ne girip çıkanları kontrol ediyor, mahalleye gizlice yiyecek maddesi sokulmasına imkân vermiyordu. Hamza ve Ömer gibi cesûr olanların dışında kimse çarşıya çıkıp alış-veriş yapamıyordu. Sa’d İbn Ebî Vakkas, bir defa bulduğu bir deri parçasını ıslatmış, ateşte kavurarak yemişti. Kadınların ve çocukların açlıktan feryatları mahalle dışından duyuluyordu. Müslümanlar yıllık yiyecek ve diğer ihtiyâçlarını ancak “eşhür-i hurum” denilen kan dökülmesi yasak dört ayda (Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep) temin etmeğe çalışıyorlardı. Peygamber Efendimiz de dâvet ve tebliğ vazifesini, özellikle Mekke’ye dışarıdan gelenlere ancak bu aylarda yapabiliyordu. Müslümanlar üç yıl süren bu boykot esnâsında dayanılmaz sıkıntılara katlandılar. Fakat Kureyş bundan da hiç bir netice alamadı.

c) Boykot Anlaşması’nın Yırtılması

Müslümanların bu acıklı durumu müşriklerden bazı insaflı kimseleri de rahatsız etmeğe başladı. Hişâm b. Amr, Züheyr b. Ebî Ümeyye, Mut’im b. Adıy, Ebu’l-Bahterî, Zem’a b. Esved ve Adıy b. Kays bu kararı bozmak üzere anlaştılar.(92) Kureyş’in toplu bulunduğu bir anda Harem-i Şerîf’e gittiler. İçlerinden Züheyr:

-”Ey Kureyş topluluğu, şu yaptığımız şey, insanlığa yakışmaz. Biz her imkândan yararlanırken, bizim kabilemizin bir kolu olan Hâşimoğullarının aç bırıkılması insâfla bağdaşmaz. Bu kararın bozulması gerekir… Yemin ederim ki bu zâlim ahidnâme yırtılmadıkça buradan ayrılmıyacağım.” diye söze başladı. Ebû Cehil, Züheyr’i susturmak istediyse de, diğerleri de onu destekledikleri için muvaffak olamadı.(93)

Esâsen Kâbe’ ye astıkları bu ahidnâmenin ağaç kurtları tarafından yendiğini Hz. Peygamber (s.a.s.) haber vermişti. Bir köşede oturmakta olan Ebû Tâlib de:

-”Gidin, bakın. Eğer yeğenimin sözü doğru çıkmazsa ben her istediğinize râzıyım. Ama doğru ise sizin de bu zulme son vermeniz gerekir.” demiş, bu haber bütün Mekke’de yayılmıştı. Gerçekten, ahidnâmeyi yırtmak için ellerine aldıklarında, bütün yazıların kurtlar tarafından yenilmiş olduğunu gördüler.(94) Müslümanlar Mekke Devri’nin 10′uncu yılında böylece bu korkunç boykottan kurtulmuş oldular.

Bir Ask Hikayesi

Filed Under (Romantik aŞk Şiirleri, Romantik Sözler) by editor2 on 09-09-2009

BIR SEVDAYI YASAMAK NE ZAMAN SUC OLDU? HANGI YASA BIR ASKA CEZA
BICEBILDI? HANGI SAVCI ASKIN ASKIN YANLISLIGINI IDDAA ETTI?HANGI HAKIM
KALEMINI KRIP ASKIN OLMESINI HUKMEDEBILDI?SIMDI ASKI YARGILAMAYA
YELTENEN TUM MAHKEMELERI REDDEDIYORUM VE ASKLA ILGILI KARARI BEN
ACIKLIYORUM…DUNYADA YASANMIS YASANAN VE YASANACAK NE VARSA HEPSINI
ASKIN ONUNDE BOYUN EGMEYE MAHKUM EDIYORUM!!!

Sagopa Kajmer – Beyaban

Filed Under (Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri) by editor2 on 09-09-2009

1.Bölüm
Kuşkularıma bir kuş kondu,saçlarımda kış soludu.Hınç kuruttu mutluluğunu,tırs bu kez bu hırs sorunlu.
Hayat zulümlü,kader oyunlu.Kim yerlerden toplayacak sürgün kader yorgununu ?�
Her işte bir hayır ve her hayırda bir de şer yatılıdır.Terim işimin kanıtıdır.Peynirimde gözü olan karga,kanatların
elimle kırılır,üzüntülerimi paketlesinler söyle fiyatı kaç mangır ?�
Kırık hayaller kaç satır ? Bana küfreder gözlerin dudakların yardım yalvarır,hırslarınızın yıprantısı yüzlerinizden
yansır,benden firârî bu sır.ben yapmadan önce kendi gölünde salını batır !�
Günahlarımı taşıyanın adı hamal değil,melekti.Saflığında lekeydim,af buyur zaman bir hayli geçti.Yunus şıkkı seçti,
3 yanlışım bir doğrumla çekti gitti.Bütün hikayem burda bitti.

Nakarat

Beyâban,bağıranın yaşı gözümün,özü bednam salmış hüzünümün yüzü gülsün.
Ahvâlim suskun,dokunan bana mendil tutsun.
Beyâban,fırtınan beni kavurur,gözyaşım kum olur dağılır kumuna tozuna karışır
Biraz merhamet eyle�etme�eyleme�.

2.Bölüm
Yüreğimin tel örgüsünü paramparça eden haydut,hâin çelmesiyle pusuda bekler,yüzüme bakar nemrut.
Sedâmla gecenin örtüsünü yırttım dilini tut.Şüphelerim seslendikçe geçilemeyecektir benim hudut.
Bak,güneş parlaklığıyla yüce,deniz dalgalarıyla ulu.Heybetimin rüzgarıyla söğütçesine titredi rabbin kulu ,göğe
açılan iki elimin bil ki birdir yolu.Mikrofon icâdoldu,elim yazdı,vurdum sağlı solllu.Öldürme gözlerini görünce beni
sîmamı belle !�
Lisanım benimle koç,kül yutmaz hile.Bir beyitte çift sille.Bile bile gülümse.Ağırbaşlı bir dille mürekkep yalar bu
dede.
Uykusuz geceyle aşka dal,tam ortasında uyuya kal.Bu acımasız hayal bir kabusun esiri ve kör topal.
Kendime verdim emri,kim çekerse çeksin resti.Başı dönük divânenin âvâre gezer hisleri.   

Beyâban,bağıranın yaşı gözümün,özü bednam salmış hüzünümün yüzü gülsün.
Ahvâlim suskun,dokunan bana mendil tutsun.
Beyâban,fırtınan beni kavurur,gözyaşım kum olur dağılır kumuna tozuna karışır
Biraz merhamet eyle�etme�eyleme�.

Kajmer Sagopa-Bassline

Filed Under (Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri) by editor2 on 09-09-2009

gozunu kan burunurlerin hayatini mahfetmek icin elimizden geleni yapariz, oyle tiplerin burda yok olup gitmesinden zevk aliyoruz. 

ye ya! iki cift sifir dort.. sagopa k, kuvvetmira yer alti..
(give me some bass)!.. istanbul samsun.. 

bass line, dope shit, snare kicks ass,
one mic versus punch line bass
hiphop raw shit bring that noise..
sagopa fucking pop ! drop in! yoo! 

sordugum suallerin cevaplariyla cuzzam oldum yuzum asildi bak bu rap nasil yazildi bak? sıfata itaat et bazen kimin fet, zamana karsi koydum kapa o kitabi, geride kaldi donemi fetret barisa uzat o sopani sen sihirbaz aklimin ucunda bir sineklerin ruyalar aleminde bense kalbimin satirlarindaki su cumle multecileriyle bogusur haldeyim (cekil lan!) keske ozgur olsa her sozum kuscasina ucup kulaklarinda buse olsa her sozum yanar mumum dolar gozum bir ben degil cogul yakar sozum tek cozum cogul bakis kararir her uzum baka baka egoist baglar kor dugum bir ölüm takildi dilime bir sabah ve bir de aksam oku bu siiri iki gozumde ön sozum... 

bass line, dope shit, snare kicks ass,
one mic versus punch line bass
hiphop raw shit bring that noise..
sagopa fucking pop! drop in! yoo! 

sen beyaz bir sayfasin hayat ilk başında mis kokan ben bir başıma yazdim her bir satırı yilmadansavaştım kalemle dalga şehidi güneş doğar gözüm yanar hep yalanci kuklalar ellerimde taş bebek pikaplarimda taş pilak kalbin ortasinda taş yurek ve canimi yolda birakin ben bir başima yalinayakla yurudum mermi yağmurunda, hedefi kimdi tanrinin canima ihtiyaci yok? bir savaşti mis kokan, beyaz bebek bir barişti malkom x bir savaştı pis kokan kara melek, hep bir firsat kolladim, yanina yanaşip hep fisildadim savaşma hep seviş dalaşma gül çiçeklerin diken siperlerin ve soyleyin kimdi kahraman? yarim kalan bir omre koleyiz insanin vedasi insansin bir donumluk insansin ayni gemide batmadan nereye dek dayaniriz? her bir sinavin sonucu var! 

bass line, dope shit, snare kicks ass,
one mic versus punch line bass
hiphop raw shit bring that noise..
sagopa fucking pop! drop in! yoo!
__________________

Sagopa Kajmer-Atesten Gömlek

Filed Under (Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri) by editor2 on 09-09-2009

agopa Kajmer - Ateşten Gömlek

Benim bir sırrım var açıklanmayacak kadar sır
Bundan çıkar hır
Patlamalar vuku bulur, dert kahır.
Sırdan geçer dilim olsa hali der diken.
Bilmez bilen râdaan olur ben ve diken.
Ya söylersen kim anlar? Söylemezsen bağlar gamlardan ağlar. Bu yıpranışla dağılır bütün.
Doymaz SAG0 yakar tütün.
İçindeyim oyunun büsbütün.
Hayatıma musallat oldu şöhret,ün.
Karıştı yarınım, bitti dün. Tedirgin bugün
Topla, çıkar nedir sonuç? Her kıyasla dilime değer.
Bıçağa ait keskin uç. Kimdir suçlu, kimde suç?
Öylesine kibirli ki biber yakmadan bırakmaz rahat.
Yarası ağır dilimin bulamıyorum kapatacak bant!
Üzerime gelin bakın dinamit bağlı gövdeme.
Yaklaşanı uçurum uçurtma misali pimden iplerle.
Fesatlar kapıma vardılar ellerinde güllerle.
İşlerine gelmediğinde saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle! Vurdular siyah güllelerle

Nakarat x2

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin!
Ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim (Ve dahi)
Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım
Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim�

Aklıma gelen başıma geldi.
Başım yarıldı, aşım soğudu, yine iştahsızlık elinde oyuncak etti açlığımı.
Artık kartopu oynamak istemiyorum ellerim dondu.
Türlü saklambaç oyunlarından gözlerim yoruldu.
Nerdesiniz güven abideleri (he) cesaret haylazları? Gösterin bana altmışikiden tavşan yapan hokkabazları. Belirleyin karşımda durabilecek tüm küfürbazları.
Demirden mızraplarla kırdım sazları.
Deştim böğrümden kıyamadığım hazları. Verin bana yazları İlahi merhamet sarayı; Ya Hannan! Sensin Rana, sensin Mana, sensin Rahman, sensin Canan!
Ruhum işgalden kurtulmaz, vatan infilak eder alev ateş volkan, hislerim kırık var. Püskürüyor üzerime lav! Kıvılcım korlar! Elimdeki bir avuç dolusu su ile sönmez bu yangınlar.
Ben bir sırra sahibim, hayat uykusuna yatmış.
Ben çok dosta sahiptim, güvensizlik içine batmış.
Şahit oldum birileri mutluluğu parayla kapmış!..

Nakarat x2

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin!
Ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim (Ve dahi)
Bir benimdir bendim ve bir kendim ortadayım
Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim

ateşten gömlekler,
topraktan çömlekler,
ne maymundan geldin,
ne de seni getirdi leylekler,
sagoya kulak ver...!!!

(sagoya kulak ver) x2

Sago Kajmer- 56 Denklemi

Filed Under (Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri) by editor2 on 09-09-2009

Sana bir hikaye anlatayım ister misin ?
15 yaşındayken mahalledeki bir plakçıya giderdim.
Orda çalışan biri vardı ve o benim ne sevdiğimi bilirdi.
Ve bir gün bana bir albüm vermişti.
Eve götürüp pikaba taktım ve anında nefret ettim.
Yani gerçekten nefret ettim.
Sadece anlayamıyordum.
Bu yüzden tekrar çaldım, tekrar çaldım, sonra tekrar çaldım.
Sonunda fark ettim ki çalmadan duramaz olmuşum.
O notaları dinleyip duruyordum.
O gün şunu anladım; hayatım boyunca yapmak istediğim şey işte buydu.
Anladın mı ?
Müzik yapmak..
Yalan-Günah
Kader-Yazı
Umut-Yarın
Yakın-Ölüm
Uzak-Tanrı
Silah-Cahil
Bıçak-Yalan
Yalan-Acı
Bacı-Namus
Deprem-Kabus
Mahrem-Kadın
Adem-Nefes
Nefes-Zulüm
Kafes-Herkes
Töre-Köle
Tecavüz-Cinayet
İhanet-Cinayet
Cinayet-İdam
Rakam-Ölü
Yaşam-İnsan Dölü
Silgi-Azrail
İsrafil-Haber
Nankör-Bilgi
Kayıp-Zaman
Aşk-Metanet
Huzur-Cesaret
Delalet-Savaş
Hip Hop-Sagopa !

Neredeydin?

Filed Under (Şiirler) by editor2 on 09-09-2009

Kınalı parmakların,sanki yazma oyası
Rüyalarıma girdi,gönüllerin hülyası
Nerdeydin dün akşam,hey başımın belâsı!,
İmsakiyene baktım,temcidi kollar fakir

Dağlar sari bürünmüş,sızlıyordu vefası
Sevda çiçeklerinin,çok hoştu manzarası
Eller nidaya doğru sevdalılar dünyası
Yürek Hakk’a yönelmiş,arzular taze bakir

Hak aşkıyla tutun gel,budur yürekler hası?,
Mümteni yok varlık zar,müminin ihtirası
Yıldızlar mukim değil,bir yürek haritası
İman göğsünde bütün,nefsine düşme hakir

İhvan çoğulun kaydı,sevda pişirir nefsi
Aç gönlünü ummana,yaşat sinende harsı
Gecikme iftar vaktı,ey ruhumun salâ sı
Gel yar kulağım sende,dilim zikrinle okur

Bu gün ayın Ondördü,yanar yürek cilası
El açmışız Hüdaya,hu der umut duası
Kabule şayan Mevla,verir bitmez deryası
Kurtuluş imandadır,onu idrakler dokur

Mahyalar minareler,iman kabartır göğsü
Sağlığın zekatı var,sil yüreğinden pası
Yüzünü dön kıbleye,bu gün bayram gala sı
On bir ayın sultanı,rahmeti rahman Okul.

Mümteni;İmtina eden
Nida’;Seslenmek(!)
Mahya;Hayat. Canlılık.
Mukim;ikamet eden

İlhami Albayrak
03.09.09

Hersey’im!

Filed Under (Şiirler) by editor2 on 09-09-2009

herşey öyle olmalı..
ardından gelmemeli sözler..
bi imkansız yaratmamalı eller
bi el diğer elle bir olmalı
bi düş kurmalı
düşünde yaşatmalı
adı olmamalı senle ben
biz olmalı ve bizde bitmeli
yarına bi ayna değil
yarına bizler gerek
koca dünya ya
bıraka bileceğimiz
bi gerceğimiz

Tarık Sungur

Ulkucu Sozler-6

Filed Under (Ülkücü Sözleri) by editor2 on 09-09-2009

Durma düşman durma, gücünü artır,
Türklüğün başına hakaret yağdır.
Uyuyan bir kavme bu felaket azdır,
Vur eski kölesi utandır onu,
Bırakma uyusun, uyandır onu!..

Ziyâ Gökalp
……………………………………………………………………………………………….

Yüksel Türk!
Senin için yükselmenin hududu yoktur…
……………………………………………………………………………………………….

Şakağımdaki kansa, o benim gülüşümdür,
Namert sürünmektense, erkekçe ölüşümdür…
……………………………………………………………………………………………….

Namus lekesi değil bu alnımda gördüğünüz.
Vurulmuş düşmüşüm güpegündüz…
……………………………………………………………………………………………….

Ülkü denen nazlı gelin erde şan ister,
Büyük devlet kurmak için büyük kan ister…