Ağu
aşk özlü sözler komik özlü sözler anlamlı özlü sözler ingilizce özlü sözler atatürk özlü sözler hz. muhammed sözleri hz. ömer sözler hz. isa sözleri hz. ali sözleri kısa özlü sözler özlü sözler güzel sözler motivasyon sözler bilgi sözler kısa özlü sözler msn özlü sözler
Filed Under (Özlü Sözler Hazır / SMS Mesajları) by Güzel Sözler on 19-08-2009
aşk özlü sözler komik özlü sözler anlamlı özlü sözler ingilizce özlü sözler atatürk özlü sözler hz. muhammed sözleri hz. ömer sözler hz. isa sözleri hz. ali sözleri kısa özlü sözler özlü sözler güzel sözler motivasyon sözler bilgi sözler kısa özlü sözler msn özlü sözler
Deniz ne kadar dalgalı olsa sonunda durulur. GOETHE
Tarih,hükümdarların en iyi danışmanıdır. T. CARLYL
İhanetin küçüğü büyüğü olmaz. HZ. İSA
Herkez iki yüzlüdür. IV. FREDERICK
Büyük ihtiraslar büyük ruhlar içindir. OSCAR WILDE
Can sıkıntısı, dünyaya tembellikle birlikte gelmiştir. LA BRUYERE
İhtiyaç, icatların anasıdır. WILLIAM WYCERLEY
İnsan, insanın kurdudur. PLAUTUS
Tehlite öğrenilmez. GOETHE
İnanmayan bir gönül, içinde kuş bulunmayan bir kafese benzer. ABDÜLKADİR GEYLANİ
Işıklar söndüğü zaman, bütün kadınlar güzeldir. PLUTHARKOS
Üç türlü yalan vardır; basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik. BENJAMIN DISRAELI
Arkadaşlık kuvvetli bir bağdır. Paraya ihtiyaç olunca başvurulmazsa, ömür boyu sürer. MARK TWAIN
Yaşlılık, ölümden çok daha korkunçtur. JUVENAL
Yenile yenile yenmeği öğreneceğim. DEMİRBAŞ CHARLES
Terbiye sınırlarından dışarıya çıkan, bir daha içeri giremez. BOILEAU
Bir insan toprak sahibiyse, toprakta o insanın sahibidir. EMERSON
Başkalarının ıstırabını unutmak kolaydır. GRAHAM GREENE
İnsanlar, ana babalarının ölümlerini unuturlar da, topraklarının elden gidişini unutmazlar. MACHIAVELLI
En değerli kişiler alçak gönüllü olanlardır. ALBERT EINSTEIN
Hayat bir tabur vukuattır; kumandanı; tesadüf. CENAP ŞEHABETTİN
İhane, iyi başlar; ama sonunda kendine ihanet eder. LIUY
İftira, kılıçtan daha zalim bir silahtır, çünkü iftiranın açtığı yaralar hiçbir zaman kapanmaz. HENRY FIELDING
Bazı insanlar içkiye dokunmazlar ama içki onlara hemen dokunur. TENESSEE WILLIAMS
İnsanoğlu yaradılışta ahlaklıdır, onun ahlakını toplum bozar. THEODOR FONTANE
Gurur, kıskançlık ve hırs insanların kalplerini ateşleyen üç ateştir. DANTE
Kendisini idare edemeyen, başkasının emri altında yaşamaya mahkumdur. VICTOR HUGO
Öğle insanlar vardır ki, ancak başkalarını üzdükleri zaman sevinirler. ANDRE MAUROIS
Bana hatalarımı gösterenden Allah razı olsun. HZ. ÖMER
Ya hür bir millet olarak yaşayalım, ya da ölelim. ABRAHAM LINCOLN
Kanla sulanan toprak mahsul vermez. VICTOR HUGO
Yenilmesi gereken ilk düşmanlar öfke ile umutsuzluktur. ALAIN
Adalet mülkün temelidir. HZ. ÖMER
Toplumsal hayatta en yararlı erdem hoşgörüdür. DALE CARNEGIE
Adalet, evrenin ruhudur. ÖMER HAYYAM
İnsanların hırsı ve tamahı, mesut olmamalarının tek sebebidir. FENELON
Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini unutma. HZ. EBUBEKİR
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez. MONTAIGNE
Utanç yoksullarda, pervazlık zenginlerde bulunur. HESIODOS
Bütün kapıları açan paradır. MOLTKE
At, sahibine göre kişner. CERVANTES
En kısa yol, sarp yollarıdır. HENRIK IBSEN
Az ye, az söyle, az incit. NİZAMİ
Güç yıkılır; mutlak güç, mutlaka yıkılır. LORD ACTON
Herkes yanlış yapar, ancak ahmaklar yanlışlarında direnirler. CICERO
Kapanmayan tek yara vicdan yarasıdır. PUBLILIUS SYRUS
Umut yoksulun ekmeğidir. THALES
Hayal gücü ne ilahi bir armağandır. GOETHE
Düşünüyorum, öyleyse varım. DESCARTES
Eğer vatan tehlikede ise, her şey vatana aittir. DANTON
Kadınlarla filler unutkan değildirler. DOROTHY PARKER
Hatadan korkan bir insan hiçbir şey yapamaz. ABRAHAM LINCOLN
Hastalık dediğin şey atla gelir. yaya gider. PAUL HEYSE
İnsanın hakiki asaleti faziletten gelir, doğuştan değil. EPIKTETOS
Zar atıldı. JULIUS CAESAR
Her medeniyetin en yüksek noktasında çöküş de belirir. C. W. CERAM
Umudunu kaybetmiş olanın başka kaybedecek şeyi yoktur. BOISE
Utanmamasını bilmemek, utanç verici bir şeydir. LATİN ÖZDEYİŞİ
İnsanoğlunun hiçbir icadı para kadar fesat verici değildir. SOPHOKLES
Hayat üç günden ibarettir; dün, bugün, yarın. HZ. İSA
Hayat bir tiyatro gibidir, en kötü insanlar en iyi yerde otururlar. ARISTOPHANES
Felaket, kabarık dost sayısını sıfıra indirir. SHAKESPEARE
Felsefe, düşüncenin mikroskopudur. VICTOR HUGO
Gerçek hep çıplaktır. İnsanları heyecanlandırmaz. JEAN COCTEAU
Güçsüz kişiler ne yaparlarsa yapsınlar sonuçta güçlüler kazanır. SCHILLER
Cumhuriyetler zenginlik, diktatörlükler de yoksulluk yüzünden yıkılırlar. MONTESQUIEU
İnsan tabiatında akıllıktan ziyade delilik vardır. BACON
Bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer. FANNY FERN
Yeryüzünde insanların sayısı kadar gerçek vardır. GUY DE MAUPASSANT
Zamanın unutturamayacağı anı, ölümün silemeyeceği acı yoktur. CERVANTES
Şerefini kaybedenin, kaybedecek başka bir şeyi yoktur. PUBLILIUS SYRUS
Kuyu kuruyuncaya kadar suyun kıymetini bilmeyiz. THOMAS FÜLLER
Bu dünyaya çıplak geldim, çıplak gidiyorum. CERVANTES
Güveler, elbiseleri nasıl kemirirse kıskançlık da insanı öğle kemirir. SAINT CHRYSTON
Bahçeni temiz tut, çöpleri yan bahçeye at.
Hem kalbimden çikmiyor, hem de kirayi vermiyorsun.
Askimiza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim.
Ne yanlis numara mi? Madem yanlis numara niye açiyorsun kardesim.
Tanri varsa bu onun sorunu.
Iki gönül bir olunca, samanligi polis basti.
Tombul kizlarin rejimi hep yarin baslar.
Beni takip etme, ben de kayboldum.
Tahsil hayatim çok parlakti, hep yaldizli sifir alirdim.
Yalan erkek için son siginaktir, kadin için ilk yardim.
Kapi önünde ask yapma. Askin gözü kördür ama komsularin asla.
Bir gün sismanlayip da dönersen geri, kalbimin kapilarindan sigabilirsen gir içeri.
Askin gelisi, aklin gidisidir.kommik.com sitesindeniz
Ask meraktan ötürü baslar, aliskanliktan ötürü devam eder.
Erkeklerin gözleri, beyinlerinden daha çok gelismistir
Ölüm çok tatli bir sey, bu yüzden hep sona saklanir.
Çalismak eglencelidir, ama simdi eglence zamani degil.
T.V. kullanma talimatini oku, genel kültürün artsin.
Hiç bos vaktim yok, sabah aksam is ariyorum
Aşk bir kadının yaşamının tüm öyküsü, erkeğin ise yalnızca bir serüvenidir. Madama de Stael
Aşkın gizemi, ölümün gizeminden daha büyüktür. Oscar Wilde
Aşk hakkında herşey doğru, herşey yanlıştır. Hakkında söylenecek hiçbir şeyin saçma olmadığı tek şey aşktır. Chamfort
Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir. Bertnard Russel
Deniz ne kadar dalgalı olsa sonunda durulur. GOETHE
Tarih,hükümdarların en iyi danışmanıdır. T. CARLYL
İhanetin küçüğü büyüğü olmaz. HZ. İSA
Herkez iki yüzlüdür. IV. FREDERICK
Büyük ihtiraslar büyük ruhlar içindir. OSCAR WILDE
Can sıkıntısı, dünyaya tembellikle birlikte gelmiştir. LA BRUYERE
İhtiyaç, icatların anasıdır. WILLIAM WYCERLEY
İnsan, insanın kurdudur. PLAUTUS
Tehlite öğrenilmez. GOETHE
İnanmayan bir gönül, içinde kuş bulunmayan bir kafese benzer. ABDÜLKADİR GEYLANİ
Işıklar söndüğü zaman, bütün kadınlar güzeldir. PLUTHARKOS
Üç türlü yalan vardır; basit yalan, kuyruklu yalan ve istatistik. BENJAMIN DISRAELI
Arkadaşlık kuvvetli bir bağdır. Paraya ihtiyaç olunca başvurulmazsa, ömür boyu sürer. MARK TWAIN
Happiness : An agreeable sensation arising from contemplating the misery of another.
Mutluluk : Bir başka insanın çaresizlik ve mutsuzluğunu düşünerek elde edilen hoş duygu.
Hatred : A sentiment appropriate to the occasion of another’s superiority.
Nefret : Bir kimsenin sizden üstün olması durumunda duyulması gereken bir duygu.
Day : A period of time of twenty-four hours, mostly misspent.
Gün : Çoğu boşa harcanan yirmi-dört saatten oluşan bir zaman süresi.
Birth : The first and direst of all disasters.
Doğum : Başımıza gelecek felaketlerin ilki ve en büyüğü.
Longevity : Uncommon extension of the fear of death.
Uzun Ömür : Ölüm korkusunun yaygın olmayan düzeyde uzaması.
Year : A period of three hundred and sixty-five disappointments.
Yıl : Üçyüzatmışbeş hayalkırıklığından oluşan bir zaman birimi.
Fikirler, cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülmez.
Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenlerindir.
Allah bir kapıyı kaparsa bin kapıyı açar
Susan, kurtulmuştur.
İman iki eşit parçadır. Yarısı sabır, yarısı şükürdür.
Kuran yedi nüans üzerine indirildi. Onun hiçbir harfi yoktur ki, bir hiç zahir, bir de batın mana taşımasın. Ebu Talip’in oğlu Ali’de bu zahir ve batına ait ilim mevcuttur.
Sonradan özür dilemeyi gerektiren şeyleri yapmaktan kaçınınız.
Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.
Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur.
Dostlukta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın.
Bir gün birisiyle dost olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın.
İnsanlara akılları ölçüsünde söz söyleyiniz.
İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır.
İnsan dilinin altında gizlidir.
Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın.
Kabrimi ziyareti bayrama çevirmeyin.
Münafıklığın alameti üçtür : Konuştuğu zaman yalan söyler, vaat ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder.
Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyilikleridir.
Kim bir kardeşini, bir günah sebebi ile ayıplarsa, o günahı işlemedikçe o kimse ölmez.
Evlat kokusu cennet kokusudur.
Utanmak güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur.
Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir.
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma.
Babalarınıza iyilik edin ki, oğullarınız da size iyilik etsin.
Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar.
Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi yapmam dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.
Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz.
Cahiller cesur olurlar.
İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmez ise ehli sen olursun.
Sana emanet edilen şeyi iyi sakla, birinin hıyanetine uğradığın zaman hoş gör ve hıyanete hıyanetlikle karşılık verme.
En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır.
Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır.
Bir anlık tefekkür, bin yıl ibadetten hayırlıdır.
Şeref, edep iledir. Soy ile değildir.
Uyku, ölümün kardeşidir
Sırrını saklarsan ona hakim olursun. Saklamazsan, o sana hakim olur.
İnsanların en akıllıları, insanların hareketlerini takdir edenlerdir.
Ahmakla dostluktan çekin, zira iyilik edeyim derken çok defa kötülük eder.
İnsan için iş çoktur, fakat tutacağı işten ak yüzle çıkmayı düşünmelidir.
Bugünkü işini yarına bırakma.
Başkasını ıslah etmeye kalkışmadan önce kendini ıslah etmeye bak.
Kötülüğü bilmeyen adam, onun tuzağına kolay düşer.
Kalbinizin sevmediği kimselerden sakınınız.
Bir insanın şöhretine ve görünüşüne aldanma: namaz ve niyazına bakma: Aklına ve doğruluğuna bak.
Olmamış şeyleri soracağına, olmuşlardan ibret almaya çalış.
Amirin en kötüsü, halkı kötü yola sevkedendir.
Halka karşı insaflı davranan, işinde muvaffakiyete erişir.
Başkasında görüp hoşlanmadığın ayıbın kendinde olduğunu görmemekten büyük ayıp olamaz.
Kibir ve gururlulukla haddini aşanı, Cenab-ı Hakk yerden yere çarpar.
Günahlarını azalt. Ölümün şiddeti sana kolay gelir.
Allah’ı anın, O’nu anmak şifadır.
Hz.İsa aleyhisselâm tarafından havarilerinden Thomas’a bizzat yazdırıldığı rivayet edilen bu sözler, 1945 yılında Yukarı Mısırda Nag Hammadi bölgesinde, köylüler tarafından mezarlık olarak kullanılan kaya oyuğunda bakır levhaya sarılı 12 el yazması halinde bir testinin içinde bulunmuştur. Hazreti İsa zamanında konuşulan Aramaic lisanında yazılmış bu belgeler üzerinde kiliseler tarafından oynanmamıştır ve bu yüzden Vatikan bunu kabul etmemiştir.) (1)
Ve, O dedi:
Bu sözlerin yorumunu bulan ölümü tatmayacak.
(2)
İsa dedi:
Arayan, (aradığını) bulana kadar aramayı bırakmasın! Bulunca şaşıracak. Ve, şaşkınlıkta kalarak hayran olacak. Ve her şey üstünde, hüküm sürecek.
(3)
İsa dedi:
Eğer size yol gösterenler; İşte, Melekût göktedir, derlerse o zaman, göğün kuşları önünüzde gidecek. yok eğer, Melekût denizdedir, derlerse o zaman, balıklar önünüzde gidecektir. Fakat Melekût hem içinizdedir ve hem dışınızdadır. Kendi kendinizi bilince, o zaman bilineceksiniz!. Ve siz, Diri Baba’nın oğulları olduğunuzu bileceksiniz. Lakin kendinizi bilmezseniz, o zaman fakirliktesiniz (yoksulluktasınız) ve bu yoksulluk, sizsiniz!.
(4)
İsa dedi:
Yaşlı adam, hayatı sırasında yedi günlük bir sabi‘ye hayatın yeri hakkında (soru) sormakta gecikmeyecek, Ve o (adam) yaşayacak!. Çünkü, birincilerin çoğu sonuncu olacak ve BİR olacaktır.
(5)
İsa dedi:
Yüzün önünde olanı bil! Sana gizli olanın üstü açılacaktır. Zira ortaya çıkmayacak saklı hiç bir şey yoktur.
(6)
Şakirtleri sordular O’na:
Oruç tutmamızı ister misin?
Nasıl dua edelim?
Sadakayı nasıl verelim?
Ve yiyecekte neyi gözetelim?.. dediler.
İsa dedi:
Yalan söylemeyin!.. İstemeyeceğinizi (reddedeceğinizi) yapmayın!. Zira her şey göğün karşısında açıktır. Doğrusu ortaya çıkmayacak gizli, ve örtüsü açılmadan kalacak, keşfedilmeyecek hiç bir şey yoktur.
(7)
İsa dedi:
İnsanın yiyeceği o aslana ne mutlu! Ve aslan insan olacaktır;
Ve aslanın yiyeceği insan kirlidir, ve aslan insan olacaktır.
(8)
Ve O, dedi:
İnsan tedbirli bir balıkçıya benzer. Ağını denize atar ve onu küçük balıklarla dolu denizden çeker. Onlar arasında, tedbirli balıkçı iri ve iyi bir balık buldu. Küçük balıkların hepsini denize attı, zahmetsiz iri balığı seçti. İşitmek için kulakları olan işitsin.
(9)
İsa dedi:
İşte ekinci çıktı (tohum ekmeye). (Taneleri) avucuna doldurdu ve serpti. Gerçekte, birkaç tanesi yola düştü. Kuşlar gelip onları gagaladılar. Bazıları kayalık yere düştüler, ve ne kök saldılar toprağa ne de göğe doğru başak sürdüler. Ve (daha) başkaları tohumu boğan (dikenli) çalılara düştüler, ve kurt onları yedi. Ve öbürleri de, doğru iyi meyve veren iyi toprağa düştüler; mahsulü altmış nispetinde ve yüz yirmi nispetinde oldu.
(10)
İsa dedi :
Dünyaya bir ateş attım, ve işte onu sarıncaya kadar koruyacağım.
(11)
İsa dedi:
Bu gök geçecek, ve onun üstünde olan da geçecek! Ve, ölü olanlar yaşamazlar. Diriler de ölmeyecekler. Ölü olanı yediğiniz günler diriden yiyordunuz. Nur içinde olduğunuz zaman ne yaparsınız? Siz bir iken ikiyi yaptınız (hasıl ettiniz). Ama, iki olarak ne yapacaksınız?
(12)
Şakirtleri, İsa’ya dediler:
Biliyoruz ki, sen bizi terk edeceksin. Üzerimizde büyük kim olacak?
İsa onlara dedi:
Bulunduğunuz noktadan adil Yakup’a doğru gideceksiniz: Göğün ve yerin olan, ona intikal eder.
(13)
İsa, şakirtlerine dedi:
Mukayese edin beni!. Söyleyin kime benziyorum?
Simun – Petrus, O’na dedi: Sen adil meleğe benziyorsun.
Matta, O’na dedi:
Bilge bir filozofa benziyorsun .
Thomas, O’na dedi:
Muallim, ağzım asla kabul etmeyecek kime benzediğini söylemeyi.
İsa dedi:
Senin muallimin değilim, zira kendi ölçtüğün kaynayan kaynaktan içtin sen, kendi kendini sarhoş ettin, dedi. Ve İsa onu tuttu kendine çekti ve ona üç kelime dedi:
İmdi Thomas arkadaşlarına döndüğünde arkadaşları ona sordular:
İsa sana ne dedi?
Thomas onlara:
Eğer bana dediklerinden birini size söylersem (yerden) taşları alır, bana atardınız. Ve o zaman, taşlardan bir ateş çıkar ve sizleri yakardı.
(14)
İsa onlara dedi:
Eğer oruç tutarsanız, kendiniz için bir hata’ya sebep olacaksınız, ve eğer dua ederseniz, mahkum olacaksınız. Ve, eğer sadaka verirseniz, ruhlarınıza vereceksiniz. Ve eğer herhangi bir memlekete giderseniz ve etrafı dolaşırsanız ve eğer sizi kabul ederlerse, önünüze konulanları yiyiniz, aralarında hasta olanları iyi ediniz. Zira ağzınıza girecek olan sizi kirletmeyecek!. Ama ağzınızdan çıkacak olan, (işte) sizi kirletecek olan, odur!.
(15)
İsa dedi:
Kadından doğmamış Olan’ı gördüğünüz zaman yüz üstü yere kapanın (secde edin), ve O’na tapın (prestij edin). Baba’nız O’dur.
(16)
İsa dedi:
Belki insanlar sanıyorlar ki ben yeryüzüne selamet getirmeye geldim. ve onlar bilmiyorlar ki yeryüzüne ayrılık getirmeye geldim. Ateş, kılıç, savaş. Zira bir evde beş (kişi) olacak, üçü ikiye, ve ikisi üçe karşı, baba oğla, ve oğul babaya karşı olacak. Ve onlar ayakta, münzevi olacaklar.
(17)
İsa dedi:
Size gözün görmediği, kulağın işitmediği, elin dokunmadığı, ve insanın yüreğine girmeyeni vereceğim.
(18)
Şakirtleri İsa’ya dediler:
Sonumuz nasıl olacak?. Söyle bize!..
İsa dedi:
Sonu aradığınıza göre başlangıcın perdesini mi açtınız? Çünkü başlangıç nerede ise, son orada olacak. Mesut o kimsedir ki başlangıçta duracak ve sonu bilecek ve ölümü tatmayacak.
(19)
İsa dedi :
Mesut o kimsedir ki var idi, mevcut olmadan önce. Benim şakirtlerim olursanız ve sözlerimi işittirirseniz bu taşlar size hizmet edecektir. Cennette gerçekten beş ağaca sahipsiniz!. Ne yazın, ne kışın sallanmayan ve yaprakları dökülmeyen. Onları tanıyan kimse ölümü tatmayacaktır.
(20)
Şakirtleri İsa’ya dediler:
Göklerin Melekûtu kime benzer, söyle bize!.
Onlara dedi:
Bir hardal tanesine benzer O!. Bütün tohumların en küçüğü. ama o işlenmiş toprağa düşünce, göklerin kuşları için bir sığınak olan büyük bir sürgün verir.
(21)
Mariam İsa’ya dedi:
Şakirtlerin kime benziyorlar?
İsa dedi:
Kendilerinin olmayan bir tarlaya oturmuş küçük çocuklara benzerler. Tarlanın sahipleri gelince tarlamızı bize bırakın! derler. Onlarsa, onların önünde tarlayı boşaltmak ve tarlayı geri vermek için, soyunurlar. Bu yüzden derim ki:
Eğer ev sahibi bilirse hırsızın geleceğini, o gelmeden önce gözetir onu bırakmamak için kendi Melekûtu’nun evinde delik açıp da öte-beriyi götürmesin diye. Ama size gelince; Dünya karşısında uyanık olun!. Size doğru gelmek için haydutlar bir yol bulmasınlar diye büyük bir güçle beliniz üzerinde doğrulun. Zira gözettiğiniz kazancı, onlar bulacaklar. Kendi özekinizde (tâ içinizde) uyanık bir insan bulunsun! Meyve olgunlaşınca, elinde orağı ile çıkageldi, ve hasadı topladı. İşitmek için kulağı olan, işitsin!
(22)
İsa dedi:
Meme emen çocukları (bebekleri) gördü ve şakirtlerine şöyle dedi:
Melekût’a giden kimselere benzer süt emen çocuklar!.
O’na dediler:
O hâlde çocuk iken mi Melekût’a gideceğiz?
İsa onlara:
İkiyi Bir, içinizi dışınız, dışınızı içiniz, yukarıdakini aşağıdaki gibi yapınca!. Erkeği ve dişiyi bir tek kılmak için erkek, erkekleşmesin ve dişi, dişileşmesin diye; Bir gözün yerine gözler, bir elin yerine tek el, bir ayağın yerine tek ayak, bir suretin yerine tek suret yapınca, (işte) o zaman Melekût’a gideceksiniz.
(23)
İsa dedi:
Bin arasında birinizi on bin arasında ikinizi seçeceğim ve onlar ayakta, Bir olacaklar.
(24)
Şakirtleri:
Bulunduğun yeri öğret bize, zira o yeri aramak bize gereklidir, dediler.
İsa onlara:
Kulakları olan işitsin! Dedi. Aydınlık var ışıktan bir varlığın içinde ve bütün dünyayı aydınlatır. Eğer aydınlatmıyorsa o karanlıktır (zulmettir).
(25)
İsa dedi:
Kardeşini ruhun gibi sev, gözünün bebeği gibi ona dikkat et.
(26)
İsa dedi:
Kardeşinin gözündeki saman çöpünü görürsün de, kendi gözündeki merteği görmezsin. Kendi gözündeki merteği çıkarınca, kardeşinin gözündeki saman çöpünü atmak için daha iyi görürsün.
(27)
İsa dedi:
Dünyada oruç tutmazsanız, Melekût’u bulamayacaksınız!. Eğer Sebt gününde sebt yapmazsanız, Baba’yı göremeyeceksiniz.
(28)
İsa dedi:
Dünyanın ortasında durdum ve onlara bedende göründüm. Hepsini sarhoş buldum. Aralarında susamış olan kimse bulamadım ve ruhum insanoğulları için ıstırap duydu. Çünkü onlar yüklerinde kördüler ve görmüyorlar dünyaya boş geldiler ve oradan boş olarak gitmeye çalışıyorlar. Ama işte, şimdi onlar sarhoşturlar. Şaraplarını reddedince (bırakınca) o zaman zihniyetleri (şuurları) değişecek.
(29)
İsa dedi:
Eğer beden ruhtan dolayı olmuşsa bu bir harikadır; Ama şayet ruh bedenden dolayı olmuşsa bu bir harikanın harikasıdır. Fakat ben, şunda hayranım: Bu kadar büyük zenginlik bu fakirliğe nasıl konmuştur!.
(30)
İsa dedi:
Nerede üç ilâh var ilahlar onlardır; Nerede ki, bir yada iki ilâh var, ben onunlayım.
(31)
İsa dedi:
Hiç bir peygamber kendi köyünde (yöresinde) kabûl edilmemiştir. Hekim kendisini tanıyanları iyileştirmez.
(32)
İsa dedi:
Yüksek bir dağda kurulan ve kuvvetli olan bir şehir ne düşürülebilir, (ele geçirilebilir) ne de, gizlenebilir.
(33)
İsa dedi:
Bir, yada öteki kulağınla işittiğini damlarınızda bağır (ilan et). Çünkü kimse bir ışık yakıp da onu ne kile altına ne de gizli bir yere komaz. Fakat onu şamdana kor. Tâ ki, gidip-gelenler ışığını görsünler.
(34)
İsa dedi:
Bir kör bir körü yederse (götürürse) ikisi de çukurun dibine düşerler.
(35)
İsa dedi:
Biri, kuvvetlinin evine girsin ve o evi kuvvetle (zorla) ele geçirsin, mümkün değildir!. Yeter ki O, kuvvetlinin ellerini bağlaya!. O zaman (da) evini darmadağın eder.
(36)
İsa dedi:
Ne giyeceksiniz diye sabahtan akşama akşamdan sabaha kaygılanmayınız.
(37)
Şakirtleri dediler:
Hangi gün bize görüneceksin ve hangi gün seni göreceğiz?
İsa dedi:
Utancınızdan vazgeçtiğiniz ve elbisenizi küçük çocuklar gibi ayaklarınızın altına alıp çiğnediğiniz zaman; Diri Olan’ın Oğlu’nu göreceksiniz. Ve korkmayacaksınız.
(38)
İsa dedi:
Size dediğim bu sözleri birçok kereler duymayı arzuladığınız ve onları duyacağınız bir başkası da yoktu. Beni arayıp bulamayacağınız günler olacaktır.
(39)
İsa dedi:
Ferisîler ve yazıcılar bilginin anahtarlarını aldılar ve onları sakladılar. Kendileri girmediler, girmek isteyenleri de (içeri) bırakmadılar. Ama Siz, yılanlar gibi tedbirli ve güvercinler gibi saf olunuz.
(40)
İsa dedi:
Bir asma çubuğu Baba’nın dışına dikildi ve, kuvvetli olmadığı için, kökünden sökülecek ve telef olacak.
(41)
İsa dedi:
Elinde olana verilecek; Ve (elinde) olmayandan (elinde) az da olsa, elindeki alınacaktır.
(42)
İsa dedi:
İşlek yol olun!.
(43)
Şakirtleri, O’na dedi:
Bize böyle şeylerden söz açan Sen kimsin?
İsa dedi:
Size dediğim şeylerden kim olduğumu bilemediniz mi? Ama siz Yahudiler gibisiniz. Onlar ağacı severler, (ama) meyvesinden nefret ederler ve meyveyi severler, (ama) ağaçtan nefret ederler.”
(44)
İsa dedi:
Baba’ya (karşı) küfreden affolunacak ve Oğul’a karşı küfreden de affolunacak. Ama saf Ruh’a karşı küfreden, ne bu dünyada ne de gökte, affolunmayacaktır.
(45)
İsa dedi:
Dikenli çalılarda üzüm yetişmez ve deve dikenlerinden (de) incir devşirilmez, Zira onlar meyve vermezler. İyi adam, kendi iyi hazinesinden iyi şeyler çıkarır. Kötü insansa, yüreğindeki kötü hazinesinden kötü şeyler çıkarır ve kötü şeyler söyler: Çünkü yüreğin taşmasından (bolluğundan) kötü şeyler hâsıl eder.
Acelenin meyvesi yanlışlıktır.
Aç kalmak, alçalmaktan hayırlıdır.
Açık kalpli, mert düşman, içinden pazarlıklı dosttan iyidir.
Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenin zalimliğidir.
Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir.
Adalet ve eşitliği gözetme, siyasetlerin en iyisidir.
Başkalarına kulluk etme; Allah seni hür yaratmıştır.
Başkalarını çekiştireni, ister Hakk üzere olsun, ister batıl yalanlayınız.
Başkalarını ıslah etmek istiyor isen önce kendini ıslah etmelisin. Kendin fasid olduğun halde başkalarını ıslah etmeye kalkışman en büyük ayıplardandır.
Başkalarının felaketinden hisse kapanlar, geçmiş musîbetlerden ders alanlar, cidden bahtiyar insanlardır.
Başkalarının iyi hareketlerini takdire çalışınız. Derhal dostlarınızın çoğaldığını göreceksiniz.
Başkasında gördüğün fena bir huyu hemen nefsinde ara ve ondan kaçın.
Beceremeyeceğin bir iş için söz verme.
Ben Cehennem’in taksimcisiyim, Kıyamet Günü’nde Cehennem’e bu senin, bu da benim diyeceğim.
Cimri zengin, cömert yoksuldan daha yoksuldur.
Cimri, her zaman aşağılıktır, kıskanç olan her zaman işkencededir.
Cimrinin dostu bulunmaz.
Cömertlik alışkanlıkların en üstünüdür.
Cömertlik, istemeden önce vermektir. İstendikten sonra vermek utançtandır ve kötüdür.
Çalışan kötülük düşünemez, çalışmayan da kötülükten kurtulamaz.
Çalışıp da bir şey elde edemeyen, oturunca hiç bir şey elde edemez.
Çalışmak kadar dinlenmeyi de görev bil ihmâl etme. Sağlığınıza eza etmeyin, sağlığın bozulması kolaydır da onu elde etmek zor.
Çobanların en kötüsü, sürüsünde kötüleri barındırandır.
Dert ve sıkıntının şiddetine sabır göster, bunun da sonu gelecektir. Bil ki sabır bir asalet göstergesidir.
Dil, aklın tercümanıdır.
Dil, insanın terazisidir.
Dil yırtıcıdır; yuları bırakıldı mı salar, parçalar.
Dili tatlı olanın arkadaşı çok olur.
Dilini söğüp saymaya alıştırma. Tatlı dilli ol. Kötü söz alışkanlığı, insanı soysuz yapar.
Dilini küfre alıştırma. Tatli dilli ol. Yoksa önüne gelene havlayan köpeklere dönersin. Halkı zorla kendine nefret ettirirsin.
Düşünün, sonra konuşun, yanılmalardan kurtulacaksınız.
Edep, aklın suretidir.
Edep, en iyi mirastır.
Edeb, had tanımaktır.
Edep insanın kemalidir.
Edep insan için güzel elbise menzilesindedir.
Edepsiz olan kimsenin ayıpları çok olur.
Eğer ararsak kendimize kolayca düşman bulabiliriz, ama ne kadar ararsak dost bulmak kolay değil.
