Unutmak

Aşkını çekerim geleceksin
Geleceksin diyerek
Belki göz yaşımı sileceksin
Sileceksin diyerek
Ne ben seni unutabilirim
Ne bu derdimi uyutabilirim
Ne bu gönlümü avutabilirim

Unutamam seni
Unutamam canım
Unutamam
Unutamam seni
Unutamam
AYRILIK

ayrılık kıskançlığın ta kendisidir
ayrılık güvensizlikten kaynaklanır
ayrılık savaşın en büyük göstergesidir
ayrılık ölümdür, ölüme kucak açmaktır
ayrılık gururdandır, onurdandır
ayrılık sevimsizdir
ayrılık GÖRESLEMEKTİR
ayrılık düşünmektir
ayrılık yolculuktur
ayrılık gitmektir
Ayrılık nedir bilir misiniz
Ayrılık nedir bilir misiniz? .
Ayrılık kanadı kırık bir kuştur.
Ayrılık kavuşmayan, varılmayan
Bitmez yollarda yokuştur.

Ayrılık hüzündür,yalnızlıktır.
Ayrılık, olmayan sabahın gecesidir.
Ayrılık,duymayan kulağın sesi,
Görmeyen gözün hayat gailesidir.

Ayrılık, uzaklardan gelmeyen yolcu.
Ayrılık, gittikçe büyüyen bir çığdır.
Ayrılık, dili tutulmuş gibi bülbülün,
Suskunluğa gömülen çığlığıdır.

Ayrılık geçmişi olmayan anlarda,
Ayrılık şarkılarıyla avunmalardır.
Ayrılık rüzgarını kaybeden yağmurların,
Başka, başka yerlere yağmasıdır.

Ayrılık solan son yapraktır dalda.
Ayrılık elle tutulamayan dumandır.
Ayrılık büyümeyen çocuk kucağında,
Ha bire avuntuyla kandırılmaktır.

Ayrılık kabuk bağlamayan yara.
Ayrılık rengini kaybetmiş gökkuşağı.
Ayrılık kalabalıklar içinde bir an,
Görmek istediklerini gizleyen gözbağı.

Ayrılık nedir bilir misiniz? ..
Ayrılık….

Ayrılık

Sessiz köşelerin arkadaşı ayrılık
Karanlık gecelerin sırdaşı ayrılık
Umutsuz kişilerin yoldaşı ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Anlamsız cümlelerin öznesi ayrılık
Zamansız bitişlerin gözdesi ayrılık
Oransız sevmelerin yüzdesi ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Zamansız ölüm kadar yakındır ayrılık
Hücum sözüyle kalbe akındır ayrılık
Kaşındıkça kanayan acındır ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Doğduğun gün yazılan kaderdir ayrılık
Nöbetini bekleyen askerdir ayrılık
En beterinden bile beterdir ayrılık
Ayrılmaz ayrılık, sadıktır sevdiğine

Ayrılık Ayrılık…

Kaderin prangası değil mi ayrılık,
Gözünde ki o yaşlar zaten ayrılık,
Baharını kışa çevirir ayrılık ayrılık,
Kaderin prangası değil mi ayrılık.

Gözlerinin dalıp gitmesidir ayrılık,
Yârin, selamı salıp gitmesi ayrılık,
Sıradağlarla yollar değilmi ayrılık,
Kaderin prangası değil mi ayrılık.

Bacadan tüten, değilmidir ayrılık,
Gözünde tüten, değilmidir ayrılık,
Eriyip biten biten değil mi ayrılık,
Kaderin prangası değil mi ayrılık….

Betermiş

çıldırsam kurtulş olur mu dersin
oynatsam aklımı oynatsam
hasretin dayanılmaz hasretin
yakıyor içimi yanıyor içim
ayrılık ne zormuş ne kötü şeymiş
ayrılık ölümden daha betermiş
her gün doğuşundan gün batışına
hasretin içimi dizer kurşuna
gönül ümit eyler boşu boşuna

ayrılık gözümde yaş bırakmadı
ayrılık vurmadık taş bırakmadı
ayrılık ecele iş bırakmadı
ayrılık ne zormuş ne kötü şeymiş
ayrılık ölümden daha betermiş
feleğe darılıp küssem biter mi
selamı sabahı kessem biter mi
ayrılığı idam etsem biter mi
ayrılık ne zormuş ne kötü şeymiş
ayrılık ölümden daha betermiş
ben sevda vurgunu bir garip ozan
yanarım çileyle yanarım her an
felek hakkımızda eylemiş ferman
ayrılık ne zormuş ne kötü şeymiş
ayrılık ölümden daha betermiş

AYRILIK

Özlemi derinlemesine yaşamaktır ayrılık
Hüzünlerin kesiştiği uzak noktadır ayrılık

Hatırlanacak güzelliklerin belirsizliğinde
Geride ne bıraktığını bilememektir ayrılık

Sevda üstüne türküler hayal etmek
Söyleyecek söz bulamamaktır ayrılık

Bülbülün güle yanışını hissiz seyretmek
Nedenini bilmeden iç çekmektir ayrılık

Aynı hayat boyutunda yatay seyretmek ama
Hava boşluğunda gibi vurgun yemektir ayrılık

Kış gecesi ıssız sokakta üşürken
Yüreğinde çöl ateşini hissetmektir ayrılık

Bir gayeye yönelip doğru yolda yürürken
Nereye gittiğini bilememektir ayrılık

Sevda ateşinden kurtulmaya bir bahane
Boğulmak için aşk denizine dalmaktır ayrılık

Eline kalem alıp şairlere özenmek
Gülmeye ya ağlamaya karar verememektir ayrılık

Ayrılık

Ayrılık:
Ne seninle, ne de benimle başlar.
Asıl ayrılık;
İblis’in rahmetten kovulması,
Adem’in cennetten çıkarılması,
Ve ilk insanın ölümüyle başlar,
Ayrılık…

Ve ayrılık;
Nuh’un Gemisi’nin sular üstünde çırpınışı,
Musa’nın Kızıl Denizi geçişi,
Yusuf’un kuyuya atılışı,
Ashab-ı Rasül’ün Mekke’den ayrılışı,
Efendimizin Yüce Dosta yükselmesiyle başlar,
Ayrılık…

Ve de ayrılık;
Kutsiler Ordusu’ nun ilk kıpırdanışı,
Hicret emriyle bütün yeryüzüne dağılışı,
Damla damla anaların gözyaşları,
Ve Işık Süvarileri’nin Anadolu’dan ayrılışıyla başlar,
Ayrılık…

YAMAN AYRILIK

Yine geldi hasret başa,
Hasret kaldım dağa – taşa,
Bakmaz gözümdeki yaşa,
Çekilmez, yaman ayrılık.

Dağa taşa seni yazdım,
Seninle bahardım, yaz’dım,
Gitmeseydin anlamazdım,
Başımda, duman ayrılık.

Gözlerimden akan yaşlar,
Bendini yıkmaya başlar,
Akar, yüreğimi taşlar,
Gönlüme, ferman ayrılık,

Sensiz neyleyim bu eli,
Kırıldı sazımın teli,
Sen bu ellerden gideli,
Düşürdü, gama ayrilik.

Yüreğimde, yaram derin,
Yanan kor, olurmu serin,
Uzun sürmesin seferin,
Kalbimden, vuran ayrılık.

Derin gönlümdeki yara,
Hasretin düşürdü dara,
Sensiz yanıyor ANKARA,
Yaktın, sen de yan ayrilik

Ayrılık Yakar Gel De Gör

Söylediğin her söz yalan
Ayrılık koynumda yılan
Bulunmaz kapımı çalan
Ayrılık yakar gel de gör

Kaf dağının ardındayım
Hasretliğin yurdundayım
Vefasızın derdindeyim
Ayrılık yakar gel de gör

Yarın mendili elimde
Bizim türkümüz dilimde
Düşümde ve hayalimde
Ayrılık yakar gel de gör

Bir söz ile yıkıp geçtin
Ayrılık şerbeti içtin
Yemin ettim yine kaçtın
Ayrılık yakar gel de gör.

Vakt-i Ayrılık

Bugün ayrılık vaktidir
Gün ikindiye dönmeden
Yanağına yaşlar düşmeden
Gideceksin veya gideceğim
Bu şehri terk edeceğiz
Ayrılık vakti şimdi

Şimdi gidiyorum sensiz ve sessiz
Zira ayrılık vaktidir şimdi!

Ayrılık-GURBET Acısı! Memleket Yurt Yar Özlemi

Her nereye gitsem, benimle gezdi
Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı
Benimle okudu, benimle yazdı
Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı! ..

Yandı bu yüreğim kavrulmaz oldu
Dumanım göklere savrulmaz oldu
Hep benimle kaldı, ayrılmaz oldu
Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı

Bülbülüm gülümde kafesim oldu
Çaldığım türküde hep sesim oldu
Yediğim, içtiğim nefesim oldu
Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı

Şah Turna yaramı saramaz oldum
Diken doldu güller deremez oldum
Ölümü dirimi göremez oldum…
Ayrılık, Hasretlik, Gurbet Acısı!