Güzel sözler güzel mesajlar sevgi sözleri aşk şiirleri güzelsözler hazır mesajlar anlamlı sözler yemek tarifleri sevgi mesajları ramazan sözleri Guzel-Sozler.Gen.TR

Dila Tehlikeyi Atlatti

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 11-08-2010

MÜJGAN GÖNÜL, TEHLİKEYİ ATLATTI!…

Domuz gribine yakalanan oyuncu Müjgan Gönül hastalığı atlatmayı başardı.

“Dila hemşire” karakteriyle tanınan Gönül’ün dün akşam saatlerinde, yaklaşık 1 haftadır tedavi gördüğü Haseki Eğitim ve Araştırma hastanesi enfeksiyon hastalıkları kliniği’nden taburcu olduğu öğrenildi.

Iste Yeni Albumu

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 11-08-2010

4 Haziran`da çıkacak olan yeni albümünün adını da taşıyan Patron şarkısının bir anda çıkmış bir şarkı olduğunu söyleyen Doğulu, “İnsanın kendisinin patronu olmasıyla, içine hükmetmesiyle, kendine söz geçirmesiyle ilgili düşünerek yazmaya başladığım bir şarkı” diye konuştu.

Kenan Doğulu, şarkının, insanın sınırlarını bilmesi, bu sınırları aşmak için elinden geleni yapması, şartların esiri olmadan patron gibi davranabilmesi ve kendine güvenmesiyle ilgili bir şarkı olduğunu belirtti.

İlk albümünün `Yaparım Bilirsin` adını taşıdığına gönderme yapan Kenan Doğulu, “Ondan sonra hep `ben şuyum, ben buyum` gibi isimler koydum şarkılara. Aslında belli bir çizgide yürüyen, kendine güvenen bir Türk genci görmek istedim. Bunu anlatmak istedim” diyerek gençlerin sözcüsü olmak adına şarkılarına bu tür isimler seçtiğini ifade etti.

Kirac’a Suc Duyurusu!

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 16-01-2010

Levent Kırca Hakkında, Televizyon Programdaki Skeçte “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” Suçunu İşlediği İddiasıyla Suç Duyurusunda Bulundu.

Zeynep Tokuş BOŞANDI !!

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 06-10-2009

Zeynep Tokuş ve 2005 yılında gizlice nikâh masasına oturduğu Jinekolog Doktor Alp Nuhoğlu, evliliklerini sessiz sedasız bitirdi .Çift, dün gizli görülen duruşmada tek celsede boşandı. Boşanma olayını doğrulayan Alp Nuhoğlu, Kelebek`e konuştu: ”Boşanmayı isteyen Zeynep Hanım`dır. Ben de onun bu kararını saygıyla karşıladım. Söyleyecek çok fazla bir şey yok. Zeynep Hanım böyle uygun gördü. Çocuğumuzun velayeti onda kaldı. Türk Kanunları`na göre yapılacak zaten başka bir şey yok. Kendisine hayattabaşarılar, mutluluklar dilerim”

Haluk Levent

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 18-09-2009

Haluk Levent’in tiyatro faaliyetleri lise yıllarında da devam etti. Liseden sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği’ni kazandı, bir yıl okudu fakat devam etmedi. Sonra Ankara Üniversitesi Bilgisayar programcılığı’nı kazandı ancak yine bir yıl devam etti. İkinci yılında Orta Doğu Üniversitesi Fizik Bölümü’nü kazandı yine devam etmedi. Bu kez Ankara Üniversitesi Muhasebe Bölümü’nü kazandı ancak ısrarla yine devam etmedi ve son olarak Bilkent Üniversitesi Dil Öğretim’e kaydını yaptırdı.

Bu arada ticaretle de uğraşan Haluk Levent işlerinin iyi gitmemesi üzerine İstanbul’a geldi. Özellikle Ortaköy’de barlarda çalışarak geçimini sağlamaya çalışan Haluk Levent 1992 yılının sonlarına doğru ilk albümü “Yollarda Bulurum Seni”yi Nokta Müzik’e yaptı ve o albüm 600,000 adet sattı. Bu albümle birlikte tanınan Haluk Levent sayısız hayır konserine çıktı. Buradan elde edilen gelirlerle yüzlerce insana dializ ve solunum makinesi aldı.

1989 yılında çekte tahrifat suçu işlediği gerekçesiyle 9 ay 15 gün cezaevinde yattı. Cezaevi günlerinde kendisini sevenlerin yalnız bırakmadığını söyleyen Haluk Levent cezaevi çıkışından sonra konserlerine devam etti.

Albümleri satış rekorları kıran Haluk Levent askere giderken “Yine Ayrılık” adlı albümünü çıkardı. Bu arada çevreci özellikleri ile de bilinen genç sanatçı destek amacıyla 11 saat sahnede şarkı söyleyerek kırılması güç bir rekor denemesinde de bulundu.

1999 Temmuz ayında Sezen Cumhur Önal tarafından mahkemeye verilen Haluk Levent Mektup adlı parçasının çalıntı olduğu iddiasıyla karşılaştı. İstanbul 9′uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasında Sezen Cumhur Önal, Patricia Carli’nin şarkıyı, kendi yazdığı sözlerle Haluk’un doğduğu yıl olan 1968′de, Fransa’da Türkçe seslendirdiğini ve Haluk’un bu parçaya layık olmadığını söyledi.

Haluk Levent ise “Şarkının iki kıtası başkasının, kalan kısmı benim” diyerek kendisini savundu.

“Aç Pencereni” isimli albümünü 2004 yılında müzik marketlere sunan Haluk Levent hala yardım konserleri vermeye devam etmektedir.

Deniz Seki’nin Hayati

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 12-09-2009

01-07-1970 Istanbul doğumlu. Küçük bir kızken şarkı söylemeye başlayan Deniz, annesi tarafından “Koca kız oldu hala şarkı söylüyor!” şeklinde tanımlanıyor.

İdealist bir yapıya sahip olan Deniz Seki ilkokulu Maçka Süheyla Artem, orta ve lise egitimini de yatılı olarak Çamlıca Kız Lisesi’nde okudu. Okulu bitirdikten sonra; LCC ve Christian Dior’dan aldığı sertifikalarla Estetisyen ve güzellik uzmanı olarak çalıştı. Fakat kendisini güzelleştirmekten daha çok keyif aldığı için işini ancak 1 yıl sürdürebildi.

Ardından; TRT İstanbul Televizyonu’ndaki sunuculuk sınavlarına katılarak sunucu olmaya karar verdi. Bunda da başarılı oldu. Sunuculuk mesleği yerini Deniz Seki’nin içinde her zaman var olan müzisyenliğe bırakabilmesi için keşfedilmesi gerekiyordu ve bu olay 1993 yılında Melih Kibar’la tanışması sonucu gerçekleşti.

Tesadüfler sonucu Melih Kibar’la tanıştı ve sesini dinlemesini rica etti. Kendisi de Deniz’i stüdyosuna davet etti. Kısa bir süre sonra reklam filmleri seslendirmeye başladı. Böylece sanat hayatındaki önemli adımlardan birini başarılı bir şekilde atarak yoluna, Kenan Doğulu, Emel Müftüoğlu, Ege, Ferda Anıl Yarkın, Zuhal Olcay ve Yaşar gibi sanatçılara vokalistlik yaparak devam etti.

1995 artık kendisini solo olarak şarkı söylemeye hazır hissettiği yıldı ve Deniz PopShow 95 adlı şarkı yarışmasına, ilk yazmış olduğu parçayla katıldı ve 1. oldu. Eline geçen bu önemli fırsatı hemen değerlendiren Deniz Seki, 1 yıl süren bir çalışma sonunda “Hiç Kimse Değilim” adlı ilk albümüyle müzik piyasasına atılmış oldu.

Daha sonra yaşamış olduğu duygu yoğunlukları karşısında söz yazarlığı ve bestecilik kimliğini farketti ve aklına gelen herşeyi sürekli kaydetmeye başladı. 25 Aralık 1999 tarihinde “Anlattım” adlı ikinci albümüyle yeniden hayranlarıyla buluştu. Bu albümde Deniz’in biraz daha büyüdüğü açıkça hissediliyordu. Bu albümdeki parçaların söz ve müzikleri çoğunlukla kendisine aitti. Ardından “Şeffaf” ve “Aşkların En Güzeli” albümleriyle sevenlerinin kalbindeki yerini sağlamlaştırdı.

Yeni Tarkan?

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 10-09-2009

Tarkan patronluğa soyundu, ilk eseri de kendi benzeri oldu! Megastar`ın yapım şirketi HİTT Müzik`in çatısı altında albüm yapan Emir, hem sesi, hem de minyon fiziğiyle Tarkan`ın kopyası gibi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi`nde okuyan Emir, bugüne kadar menajer asistanlığı yapmış. Albüm çıkarma hayali ise Tarkan`la gerçekleşmiş.

Emir`in bu hafta çıkacak albümünde Nazan Öncel`den Yıldız Tilbe`ye, Aysel Gürel`den Gülşen`e kadar birçok ünlü ismin şarkısı var. Emir, “Bazıları beni kırmadı, vokal bile yaptı” diyor. Asıl bomba ise, albüme adını veren `Ben Sen Olamam` adlı şarkı. Çünkü şarkının sözü de, müziği de Tarkan`a ait.

Orhan Gencebay

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 10-09-2009

Orhan Gencebay’ın yaşamında iki doğum tarihi vardır… Birincisi 1944 yılının 4 Ağustos’unda sıcak bir öğle vakti ilk soluk. İkincisi ise müziği kanında, duygularında solukladığı an. Müzik yaşantısına altı yaşlarında babasının “eğlensin” diye aldığı mandolin ve kemanı çalarak başladı. Bunlar daha çok batı aletleriydi. Hocası viyolanistti, çok iyi öğrenim yapmış birisiydi… Kırım Türklerindendi ama Samsun’da berberlik yapıyordu. Küçük Gencebay yetenekliydi, kısa zamanda notayı öğrendi.

Ancak gözü Halk müziğindeydi. Yedi yaşında iken bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde artık tamburda çalıyordu. Şarkı söylemiyordu ama müziğin felsefesini tanımaya çalışıyordu. Konservatuar sınavlarına girdi, kazandı ve bir süre devam etti. Ancak aradığı ve düşlediği müziği bulamadığı gerekçesiyle ayrıldı. Ardından Ankara Radyosu sınavlarına girdi 20 yaşındaydı. Sınavları iftiharla kazandı, Halk Müziği’ni tercih etmişti.

Müzik aletleri içinde ona bağlama kadar yakın gelen yoktu. Sınavları kazandığı halde usulsüzlük yapıldı diye radyoya girmedi. İki yıl sonra İstanbul Radyosu’nun sınavlarına girdi, onu da iftiharla kazandı, 10 ay TRT’de çalışıp ayrıldı. O sıralar çeşitli arayışlar içindeydi ve bütün sorunda buydu zaten. Var olan müziğin yapısından tatmin olmuyordu. Türk müziğin’de çok iyi malzeme vardı, çok iyi yerlere gelmesi mümkündü. O yıllarda böyle düşünüyordu.

TRT’den ayrıldıktan sonra babasının da işlerinin bozulması üzerine yeniden Samsun’a dönen, ne var ki içindeki müzik tutkusu her geçen gün biraz daha yoğunlaşan Orhan Gencebay çalışmalarını bu kez İstanbul Plakçılar Çarşısın’da yoğunlaştırdı. Söz yazarı, besteci, yorumcu, bağlama sanatçısı olarak zirveye doğru uzanan bir maratona başladı. Sanatçı henüz şarkıcı olarak tanınmadan önce de bir çok bestesiyle şöhret olmuştu. “Sevemedim Kara Gözlüm “, “Koca Dünya”, “Sabır Taşı” adlı besteleri, besteci Orhan Gencebay’ın tanınmasına yetmişte artmıştı bile. Hatta “Sevemedim Kar Gözlüm ” adlı bestesi rekor kırmış 45 sanatçı tarafından plak yapılmıştı.

Orhan Gencebay ses sanatçısı olarak adını ilk kez “Başa Gelen Çekilirmiş” adlı 45′lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından “Derdim Dünyadan Büyük” adlı plağı geldi. 1969 yılında “Bir Teselli Ver”‘in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketş tarafından “Altın Taç” ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı “Yarabbim” adlı plağı yurt içinde ve dışında yaptığı satışlarla rekor kırdı.

Orhan Gencebay 1971 yılında İstanbul Plak’a ortak olmuş ve ilk plaklarının büyük çoğunluğu bu firmadan çıkmıştı. Sanatçı daha sonra merhum Yaşar Kekeva ile ortak olarak Kervan Plak şirketini kurdu ve kardeşi Burhan Gencebay ile birlikte çalışmalarını burada sürdürmeye başladı. Yaşar Kekeva Kervan Plak’tan ayrılıp kendi adını verdiği plak şirketini kurunca Kervan Plak Orhan ve Burhan kardeşlerin ortaklığı ile bugünlere geldi.

Orhan Gencebay’ın ilk evliliğini yaptığı Azize Gencebay’dan Altan adını verdiği bir oğlu dünyaya geldi. Daha sonra oğlunun annesinden boşanan sanatçı “Tanrı katında eşimdir” dediği Sevim Emre’yi kendine hayat arkadaşı olarak seçti. 1974 yılından bu yana birlikte olan ünlü çift çeyrek yüzyıla yakın bir zamandır beraberliklerini büyük bir uyum ve mutluluk içinde sürdürüyorlar.

Ünlü sanatçı şimdiye karar 35 tane Yeşilçam filmi çevirdi. Sayısız filme müzik direktörü olarak imza atan Orhan Gencebay’ın kendi firmasından çıkan 25 albümü bulunuyor. 28 yıllık sanat hayatında plak ve kaset olarak 50 milyonu aşkın bir sayı ile erişilmesi güç bir rekoru elinde bulunduruyor.

NAZAN Öncel

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 09-09-2009

Nazan Öncel 6 Şubat 1956′da İzmir, Karşıyaka’da öğretmen bir anne ve memur bir babanın evliliklerinin ikinci yıldönümlerinde dünyaya gelmiştir. Kameralarla ilk defa 1961 senesinde ilk ve tek sinema filmi olan “Acı Tesadüf”te çocuk yıldız olarak tanışmıştır. Altı yaşındayken annesi Raziye hanımdan nota öğrenmiş olması, ortaokul yıllarında gitar çalıp, şarkı söylemesinde büyük yardımı olmuştur. Ortaokul eğitimini sürdürürken mezun olduğu Zafer İlkokul’unun sene sonu kutlamalarında kara önlüğünü giyerek mandolin çalmıştır.

İlk sahne tecrübelerini, 1969′da Kervanlar Orkestrası’yla, üç yıl süren beraberliğinde yaşarken, 1971′de 15 yaşında kurduğu Çılgınlar grubuyla birlikte düğün salonlarında ve festivallerde şarkı söylemiştir.1976′da İzmir Radyosu’nun düzenlediği bir şarkı yarışmasında “Annem” isimli bestesiyle katılarak birincilik elde etmiştir. 1978′de İstanbul’da ilk 45′lik kaydını gerçekleştirmiştir. Necdet Koyutürk Orkestrası eşliğinde söylediği “Sana Kul Köle Olmuştum” (söz: Erdener Koyutürk, müzik: Özdener Koyutürk) şarkısı radyo ve televizyonda ilgi toplamıştır. Artık televizyona eskisinden daha çok çıkabiliyor, basında adından övgüyle söz ediliyordur. O günlerde pop müzikten piyanist şarkıcılar dönemine geçiş sırasında çıkardığı ilk Long Play’i olan “Yağmur Duası” 1982′de yayınlanmıştır. Bu plakta, dönemin sevilen arabesk ve alaturka şarkılarının yanında, özgün bestelerine de yer vermiştir. Öncel, 80′li yıllar boyunca çeşitli kentlerin otel ve Lokallerinde program yaparken hem bu plağın acemiliğini üstünden atmış, hem de kendi şarkılarını yazmaya giden yolda mesafe katetmiştir. Nazan Öncel tümü kendi kaleminden çıkan şarkılardan oluşan “Bir Hadise Var” albümü, Türkiye’de pop müziğin iyiden iyiye yaygınlaştığı 1992′de çıkmıştır. İstanbul’da bir şirkette muhasebeci olarak sekiz yıl çalıştığı dönemde Kurtuluşta bodrum katındaki evinde bir şarkı yazmıştır: “Gitme Kal Bu şehirde.” İşte bizi hüzün duvarlarına çarptıran müptelası olacağımızı anladığımız şarkıdır bu. Aynı nakarat’la yarısı bayat yarısı hayat diyerek mizah gücünün zenginliğinin farkına varmışızdır hep beraber. Artık sahiden ‘Bir Hadise Var’dır ve hadisenin adı Nazan Öncel’dir. “Aynı Nakarat”, “Gitme Kal Bu Şehirde, “Âşık Değilim Olabilirim” gibi şarkılar 90′lı yılların önemli pop klasikleri arasında yerini alırken, popüler müzik ilk defa kendi dilini oluşturmuş önemli bir şarkı yazarıyla tanışmıştır. Sonrasında 1994′te “Aşk Beklemez” (Börekler Açarım), “Geceler Kara Tren”, “Ben Böyle Aşk Görmedim”, “Dillere Düşeceğiz Seninle” gibi şarkılarla dinleyicisinin kalbini bir kere daha kazandığı “Ben Böyle Aşk Görmedim” albümü yayınlayan sanatçının “Börekler Açarım” şarkısı radyocular tarafından Türkiye’nin ilk anonim pop şarkısı olarak kabul edilmiştir.

Unplugged bir folk-rock albümü olan ve 1995′te çıkan “Göç”, Nazan Öncel’i pop dünyasından biraz uzaklaştırarak “şarkı yazarlığı” geleneğinin bir temsilcisi haline getirmiştir. “Gidelim Buralardan”, “Sen Beni Öldürüyorsun”, “Bir Şarkı Tut”, “Çocuk Kalbim”, ve elbette “Göç” sözlerdeki lirik ve sade yapıyla albümün en sevilen şarkıları olmuştur. Çek Cumhuriyetlerine kadar uzanan “Göç” günlerce Çek radyolarında terennüm etmiş yegâne güzelliğimizdir bize yaşattığı. Yegâne diye adlandırılan albümdür bu kara parçasında. Ve ıssız adaya giderken yanımıza alacağımız üç önemli şeyden biri bile ilan edilir dinleyicisi tarafından. “Göç” artık ıssız adaların albümüdür.

1996′daki “Sokak Kızı” elektrogitar ve elektro bağlamanın başrolde olduğu bir rock albümüydü. Şarkılarını sokak ağzıyla, hikâyelerle temellendirerek anlatan ilk kadın sanatçımız olan Nazan Öncel bu albümle birlikte uzun yıllardan sonra elektro bağlamayı yeni kuşaklarla tanıştırandı. “Erkekler de Yanar”, “Bırak Seveyim Rahat Edeyim”, “Ben Sokak Kızıyım” ve “A Bu Hayat”ın başarısı yapımcıların pop rock müziğinde güven tazelemelerini sağlamış, genç rock müzisyenlere kapıları açtırmıştır. 1999 ürünü olan “Demir Leblebi” albümüyse “Âşıklar Parkı”, “Bu Havada Gidilmez”, “Zor Dünya” şarkıları video klipleriyle sevilirken, “Sokarım Politikana” ve “Demirden Leblebi” medyanın tutucu kesimlerinin tepkisini çekmiştir. Zaman içinde gelmiş geçmiş en sert, en cesur ve memlekete eşik atlatan albüm olarak nitelenmiştir. Sırasıyla çıkan bu üç albüm dinleyicisinin başucu albümleri olmuş ve kült albümler listesinde yerini almakta gecikmemiştir. Ne var ki bu üç albüm piyasada bulunamadığından. 2005 yılında “Bir Şarkı Tut” adı altında orijinal halleriyle Seyhan Müzik tarafından yeniden piyasaya sürülmüştür. Kendisi her ne kadar “ödevimi yerine getirdim,” dese de dinleyicisine gerçek bir iyilik yapmış olduğu çeşitli köşe yazarları tarafından yazılarak, teşekkür edilirken adının yanına Sokak Kızı’nın yanı sıra kent ozanı, çağdaş filozof ve bilge gibi sıfatlar eklenmiştir. 67 ülkede Türkiye’yi temsil eden “Hüp”ün düzenlemelerinde kullandığı el zilleriyle pop müzik sound’unu bir kere daha yönlendirmiş olan Nazan Öncel’in müzikal yapısı bakımından bu minvalden hareketle hazırladığı “Yan Yana Fotoğraf Çektirelim” 2004 yılının en sevilen albümlerinden biri olmuştur. “Hay Hay” ve “Nereye Böyle” dışında “Hokka”, “Gül Pansiyon”, “Ukala Dümbeleği” ve “Otomobil” radyoların gözdesi olurken beraberinde besteleriyle sanatçı dostlarını listelerin en tepesine taşımıştır. Özellikle “Of Of” Avrupa’da ve Orta Doğuda haftalarca fırtınalar estirmiştir. Onu tanıdığımız günden bu yana sadece kendi yazdığı şarkıları yorumlayan tek kadın sanatçımız olan Nazan Öncel bir istisna olarak, 2003 yılında Ahmet Kaya hatırasına yayınlanan “Dinle Sevgili Ülkem” albümünde, Attila İlhan / Ahmet Kaya eseri “Mahur” u yorumlamıştır

Discografisi:
Canın İsterse /1976 TRT Televizyonlarına çıkmaya hak kazandığı ilk şarkı
Sana Kul Köle Olmuştum /1978 (45’lik)
Neden /1981 Eurovision Yarışma bandı (ilk on beş)
Hırçın Kız /1982 Eurovision Yarışma bandı (ilk on beş)
Bir Zamanlar /1981 TRT için hazırlanan bant
Bizden Sesler /1981 (Complation Kaset)
Yağmur Duası /1982 (L.P. uzun çalar)
Bir Hadise Var /1992 (Albüm)
Ben Böyle Aşk Görmedim /1994 (Albüm)
Göç / 1995 (Albüm)
Sokak Kızı /1996 (Albüm)
Demir Leblebi /1999 (Albüm)
Yan Yana Fotoğraf Çektirelim /2004 (Albüm)
7′n Bitirdin /2006 (Albüm)

Diğer sanatçılara verdiği eserlerden bazıları: Tarkan: Hüp, Her Nerdeysen, Dudu, Bu Şarkılar da Olmasa, Gülşen: Of Of, Kaiti Garbi: Of Of (Yunanistan) Nelly Mackdessy: Of Of (Lübnan), Özcan Deniz: Canım, İbrahim Tatlıses: Tamam Aşkım, Sibel Can: Yalnızlar Treni, Aşkın Nur Yengi: Yıldız Yıldız, Gökhan Özen: Benim İçin N’apardın, Gülben Ergen: Gencecik Bir Delikanlı, Olta ve niceleri.

Teoman

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 09-09-2009

20 Kasım 1967’de İstanbul’da dünyaya gelen Teoman Yakupoğlu,Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun.İstanbul Üniversitesi Kadın Araştırmaları bölümünde masterını tamamlayan Teoman,ilk müzik grubu Indians’ı 1986 yılında arkadaşlarıyla birlikte kurdu ve uzun yıllar grubun solistliğini yaptı.Bir çok konser ve kayıt çalışmalarının ardından,grubun dağılması ile birlikte çeşitli sanatçıların albümlerinde ve bir çok grupta solist olarak yer aldı.1996 yılında Roxy’de gerçekleştirilen Roxy Müzik Yarışması’nda,ilk solo albümünde yer alan Ne Ekmek Ne de Su ve Yollar isimli parçalarıyla en iyi beste ve en iyi söz ödüllerini aldı.Teoman 1996 yılında ilk albümü Teoman’ı İstanbul Plak’dan çıkardı.1998 yılında piyasaya çıkan O isimli ikinci albümünde NR1 Müzik ile çalışmaya başlayan Teoman,üçüncü albümü Onyedi de yine NR1 Müzik etiketini taşıdı.

Albümlerinde yer alan şarkıların birçoğunu kendi yazıp besteleyen Teoman, O ve Onyedi isimli albümlerinde prodüktör olarak Rıza Erekli ile çalıştı.O isimli albümde Orhan Atasoy ve Ercüment Vural’ın unutulmaz bestesi Gemiler’i ve üçüncü albümü Onyedi’de yer alan Ajda Pekkan’ın klasikleşmiş şarkısı Uykusuz Her Gece’yi ve Bora Ayanoğlu’nun O Yaz’ı ,Gönülçelen albümünde Barış Manço’nun Anlıyorsun Değil Mi? isimli eserini,Teoman albümünde yine Barış Manço’nun Kol Düğmeleri ve Mehmet Soyarslan’ın Resimdeki Gözyaşları şarkılarını yeniden yorumladı ve dinleyicilere tekrar sevdirdi.İstanbul’da Sonbahar isimli remix albümünü de NR1 ile yapan Teoman,Teoman isimli albümü ile birlikte Avrupa Müzik ile çalışmaya başladı ve son albümü En Güzel Hikayem dahil albümlerini Avrupa Müzik ile çıkardı.

Teoman’ın senaryosunu yazıp,rol alıp ,yönetmenliğini üstlendiği,müziklerini hazırladığı Balans ve Manevra isimli ilk sinema filmi 11 Mart 2005’te vizyona girdi ve filmin soundtrack albümü film ile eş zamanlı olarak müzik marketlerde yerini aldı.
Sanatçı kendi jenerasyonunda geniş kitleler tarafından en iyi şarkıcı,söz yazarı olarak kabul edilir ve En İyi Şarkıcı,En İyi Söz Yazarı,En İyi Albüm gibi çeşitli ödülleri vardır.

DİSKOGRAFİ

Teoman(1997)
O (1998)
17 (2000)
Rüzgar Gülü,Uykusuz Her Gece, İki Yabancı (remixler) (2003)
Gönülçelen (2001)
İstanbul’da Sonbahar (remixler) (2001)
Teoman (2003)
Kupa Kızı Sinek Valesi (remixler) (2003)
Duş (radyo remixler) (2004)
Balans ve Manevra (soundtrack) (2005

Sahnede Sevistiler

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 09-09-2009

Oscarlı siyahi oyuncu Halle Berry, dün Los Angeles`ta Spike TV tarafından düzenlenen ve oylamayla seçilen `on yılın en ateşli kadını` ödülünü aldı.

 

Ödülü, siyahi sinema oyuncusu Jamie Foxx`un elinden alan ünlü oyuncu, sahnede Foxx ile öpüştü.
Foxx, Berry ile samimi görüntüler verirken, kendini kaybedip Berry`nin kalçasını sıktı.

Sadece Yönetmenle Çıkarım !!

Filed Under (Magazin Haberleri) by editor2 on 09-09-2009

Son sönemin en gözde oyuncularından Fadik Sevin Atasoy önceki akşam erkek arkadaşı ile birlikte görüntülendi. Mekan çıkışı pek fazla konuşmak istemeyen Atasoy, “Yanımdaki arkadaşım, ismini de  sormayın. Ben sadece yönetmenlerle çıkarım” dedi.